16 Haziran tarihli yazımda ”muhalefetin hakkını teslim etmiştim(!)”.
Türkiye’de muhalefet yapmanın ”zorluğundan” söz etmiş ve her gün ortaya atılması gereken bir veya bir kaç yalan, iftira uydurması için ciddi efor gerektiğinin altını çizmiştim.
Sokaktaki sade vatandaşın muhalefetinden, muhalif duruşuna verdiği biçiminden söz etmiyorum.
Çünkü muhalif olmak isteyen sade vatandaş, siyasi muhaliflerin her gün ürettikleri değişik mışlı, mişli asılsız iddiaların peşinden sürüklenip gidiyor. Aralarında orta yol buldukları kesin ki, herkes bir birinden razı(!)
Siyasi muhalifler, ortaya attıkları içi boş ancak ambalajı cafcaflı yalan ve asılsız iddialarını öyle güzel servis ediyorlar ki, sokaktaki muhalif kesim bunları havada kapıp kapışıyor.
Sokaktaki, sade muhalifler üzerinde yoğunlaşan bu gündelik baskı her geçen gün değişik boyut kazanarak artıyor. Üstelik her gün ortaya atılan asılsız ”ihbarların”, en geç o günün sonuna kadar tüm gerçekliği ile cevaplandırılıp yalanın bombasının patlatılıyor olmasına rağmen…
Muhalefetin işi, gücü yalan üretmek ve bu yalanlara mantık çerçevesinde ağdalı lakırdılarla gerekçeler bulmaktan başka bir şey değil.
Sokaktaki sade muhalif vatandaşa sormak gerek… Çok fazla geriye gitmeden, son bir aylık dilimde CHP, İYİ Parti, HDP ve diğer muhalefet partileri tarafından ortaya atılmış en baba ”belgeli, ispatlı, reddiye götüremeyecek” boyutlardaki kaç tane iddia sıralayabilirler?… Sıralayamazlar çünkü, gündelik iftiralar ve iddialar üzerinden kurgulanan algı operasyonları çerçevesinde ”tencerede pişirip, kapağında yedirilmeye” alıştırıldılar da ondan.
Asıl sorun; Sade vatandaşın muhalefet etme duygularının törpülenmesi ve sadece önüne sunulanla sınırlandırılarak yönlendirilmesidir.
”Ama iktidar da kendi kitlesine aynını uygulamıyor mu?” Evet uyguluyor!… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ne diyorlarsa verdikleri tarihte ve biçimde yerine getiriyorlar. İddialardan ibaret olmayan tümüyle gerçek olan bu işleyiş karşısında Cumhur ittifakına destek veren herkes gördüğü oranda biliyor ve görüp/bildiği sürece liderler bazında desteğini esirgemiyor. Cumhur İttifakına destek veren halk ”mışlı, mişli, cekli, caklı” lakırdılar üzerinden kurgulanmadığının bilincinde. İşin sosyolojisi bu kadar net ve basit.
Umarım ki, sokaktaki muhalif sade vatandaşlarda bir gün kendilerinin nasıl ve ne biçimde kurgulandıklarının farkına varırlar.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!