2023′ de Türk halkının önünde iki seçenek var.
Büyüyen Türkiye veya Bölünen Türkiye!
Büyüyen Türkiye için oy verecek olanlar bunun ne anlama geldiğinin bilinciyle sandık başına giderken; Bölünen Türkiye için sandığa gidecek olanlar, olguların farkında olmaksızın algıyla bezenmiş halde bu görevi ”tıpış tıpış” yerine getirecekler.
Bu savaşın adı… Recep Tayyip Erdoğan‘ın ve Devlet Bahçeli‘nin ortaya koydukları Büyüyen Türkiye idealinin karşısına, önemli figür olarak Canan Kaftancıoğlu‘nun koç başı biçiminde çıkartıldığı Bölünen Türkiye mücadelesidir.
Hamaseti ve yapay gündemlerle yaratılan algı operasyonlarını bir yana bırakarak; Gerçek olgudan söz edelim.
Türkiye’ye hakim olanlar vardır birde Türkiyeyi yönetenler vardır!
Hakim olmak isteyenler kendi aralarında çelişirlerken, yönetenlerde kendi aralarında yönetmek için escort çekişirler.
2023 seçimi… Hakim olanların aynı zamanda yönetmeye, yönetenlerinde aynı zamanda hakim olmaya dair oluşturdukları iki ayrı cephenin birbirlerine kafa, göz giriştikleri katti sonuca yönelik olmak yada olmamak hali olacak.
Erdoğan‘ın ve Kaftancıoğlu‘nun karşılıklı yarışından söz etmiyoruz.
Kaftancıoğlu‘nun baş figür olarak ortaya atıldığı, CHP, HDP ağırlıklı siyasilerin ve marjinal guruplarda, derneklerde rastlanan kendilerine ”aydın” diyenlerin, çok sayıda akademisyenin, sanatçı kesiminden popüler isimlerinde aralarında yer aldığı namı değer 10 Aralıkçıların ”anayasalarına” bakıldığında… Türkiye’nin bölgesel ve etnik federasyonlara bölünmesi, tek bir millet kavramının yerine birden çok halkların oluşturacakları eyaletler ve onların ayrı parlamentolarının tesisi, adına HDP/PKK nın dediği gibi öz savunma gücü dedikleri ayrı kolluk güçlerinin hatta askeri kuvvetlerinin olacağı, tek bir milli şuur yerine ayrı ayrı etnik kesimlerin kendilerine ait milli algıları doğrultusunda tesis edilmiş sistematikten, kendi dillerine eğitim yapabilir yine kendi etnik unsurlarını tarihlerini öne çıkartacak eğitim sistemi gibi başlıkları içeren; Bölünen Türkiye amacına yönelik her adım açıkça görülüyor.
Erdoğan‘ın başını çektiği maneviyatı yüksek kitle ve Bahçeli‘nin milli şuur katarak desteklediği alan ise kurgu ve hayalin ötesindeki gerçekler ve milli, manevi şuurun üstünlüğü bağlamında;
”Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” kararlılığı üzerinden, Büyüyen Türkiye ile birlikte aynı zamanda Güçlü Türkiye yolunda emin adımlarla ilerlemeyi hedeflediği gibi bu hedefi Türk Halkına milli ideal ve realite olarak sunuyor.
Ancak!… Bölünen Türkiye cenahı, saha etkinliğinde kıyas kabul edilmeyecek biçimde etkin. Sosyal medya başta olmak üzere algı esaslı tv dizileri, sinema filmleri, yarışma programları gibi bir çok alanda son derece faaller. Tik Tok ve İnstagram tümüyle onların sağlamayı amaçladıkları algılara hizmet eder durumda ve bu avantajı çok iyi değerlendiriyorlar.
Bunun karşısındaki Büyüyen Türkiye cenahı ise 15 Temmuz’da olduğu gibi ”iş başa düştüğünde!” tarafıyla yaygaradan ve tribün şovundan uzak mağrur duruşu sayesinde diğer cenahın yaygara stratejisinin aksine saki ancak duyarlılığını dışa vurmadan safları muhafaza edip sıklaştırma yönüyle ağırlığını muhafaza etmekten yana tavır sergiliyor.
Diğerleri mi?
Kılıçdaroğlu, Akşener, Babacan, Davutoğlu ve hatta İmamoğlu;
Onlar, senaryo gereği suni gündem yaratmak gerekirse baş rolü kapmak için yedek kulübesinde sıra bekliyorlar.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!