Batıcılık ve Orta Asyacılık;
Bu iki ayrı pencerenin cereyanında kalmaya maruz bırakılan Türk toplumu, pencerelerden hangisini kapatıp, hangisini açık tutacağına karar verememenin neden olduğu soğuk algınlığı geçirmekte.
20. Yüz Yılın başlarında bizi hastalandıranlar, adımızı ”Hasta Adam” koyarak son nefesimizi vereceğimizi beklerken, kadavra olarak kullanmaya hazırlanmışlardı.
Bizi o zaman hasta edenler bugün yine aynı mikropları, yine aynı yöntemlerle zerk etmeye çalışıyorlar.
Yüz yıl önce, o ”hastalıktan” kurtulduğumuzu zannederek, yüz yıl sonrası bugünlere geldiğimizde gördük ki, oysa biz daha tam manasıyla iyi olamamışız, kurtulamamışız, bizimkisi güçlü bünyemiz ve genlerimizin avantajı sayesinde”kendimizi iyi hissetmekten ibaretmiş”.
İlkokuldan başlayan eğitim sürecimizin her evresinde, kurtulduğumuz güzellemelerini bize Resmi Tarih Doktrini çerçevesinde Cumhuriyet Tarihi olarak ”öğrettiler”.
Öğretenler, ”solcu” veya ”sağcı” ise kendi pencerelerinden baktıkları gibi… ”solcular” etkilendikleri sosyalist doktrin ve Atatürkçülük üzerinden ”Devrimcilik” zannettikleri abuk bir öğretiyi, ”sağcılar” ise milliyetçi doktrin üzerine konuşlandırdıkları dini esaslar çizgisi üzerinden; Sonuçta her ikisi birden farklı bakış açılarıyla empoze ettiler.
İşte bu sebepledir ki,
Bu gün, iki cereyan arasında bırakılmış toplumda görülen manzaraya bakıp ufuk çizgisine gözümüzü sonuç olarak diktiğimiz zaman; İstisnalar olarak nitelendirilmeyi hak eden davasını, idealini, ideolojisini sağ ve sol ayırmaksızın gerçek özümsemişler azınlığının dışındaki çoğunluğu yani ”dünün sağcısını bugünün solcusu, dünün solcusunu da bugünün sağcısı” olarak görüyoruz.
Bizdeki bu yönlü ideoloji kaymasını bataklığa çevirmeyi fırsat bilen ve asıl tezgahı kurgulayan, yüz yıl öncesinin vampirleri hareket alanlarını teknolojik gelişmeler desteğinde çok daha ileri geniş sahada ilerletmeye devam ettiler.
Operasyon parti tabanlarına yönelik genişletilirken, ideoloji kayması destekleniyor.
Batıcılık algısı pervasızca harcama, tüketim, özenti ve tahrik unsuru halinde sunulup, tatmin noktasında devreye gelenek, görenek ve inanç bütünlüğüne dair engellemeler adı altında dini inançlar tatmine mani oluyor algısıyla inanç bütünlüğü ve Türk aile yapısı hedefleniyor.
Millicilik ve vatan severlik; Orta Asya steplerine geri dönüş, geri kalmışlık, anti ilericilik, anti çağdaş, avama ait duygular mış gibi empoze edilerek yine aslı hedef olan İslam inancına dair sorgulamaların önünü açmak olarak gösteriliyor.
Ancak bunların hiç birisi dünden, bugüne aceleyle, telaşla değil. Yüz yıla yayılan, çağın gereklerine uygun biçimde azar azar ve dozunda uygulanarak yürütülen operasyonlardı.
Arif Nihat Asya‘nın dediği gibi;
Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu
Ne olduysa hep bize azar, azar oldu.
Ancak umduklarının, planlanladıklarının ve beklediklerinin aksine;
Adam bu sefer hasta değil. Sadece soğuk algınlığı geçiriyor o kadar.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!