Uygulanan fahiş zamların okumasını yapmak ve yorumlamak için ekonomist olmaya gerek yok.
Evini çekip çeviren, çarşı pazar alışverişi yapan sıradan bir ev hanımı olmak yeter. Dün aldığı bir kalıp beyaz peynir, bu gün yüzde 50’nin üzerinde zamlanmışsa, yarın bu zammın yüzde yüzü aşacağından endişesini taşıyan ev hanımına kim neyi nasıl izah edebilir ki, mesele bu noktada tıkanıyor.
Küresel enerji ve yakıt darboğazı nedeniyle meydana gelen ve tüm dünyayı etkileyen olgu mecburiyetlerinin ötesinde aile bütçesine yansıtılan fahiş fiyat artışlarının adını koyarak başlamak gerekli.
Mevcut durumun adı; EKONOMİK TERÖRİZMDİR! EKONOMİK YAĞMACILIKTIR! ve ULUSAL GÜVENLİK SORUNUDUR!
Sorumlusu sen, ben, biz ve onlar diye ifade edilerek daraltılmayacak boyuttadır.
Terörizmin her türüyle mücadele eden, ulusal güvenlik sorunlarıyla her manada başa çıkan devlet, gücünü ekonomik terörizmin karşısında sergilemekte gecikmemelidir.
Devletten söz ettiğimiz gözden kaçmamıştır.
Peki ya hükümetler!… Hükümet sözünü ettiğimiz devletin uygulayıcı mekanizmasıdır.
Hal böyleyken, bu mekanizmanın dişlilerinden birisi olan yaptırım odaklı yetkiler devreye sokularak, uygulamakla yetkili kurumlar, etkili biçimde sahaya sürülmelidirler.
Maliye, Ticaret Bakanlığı birimleri, Emniyet... seferber edilmelidir.
Adı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından en doğru biçimde ”Ekonomik Kurtuluş Savaşı” olarak konulan durumun gerekleri yerine getirilmelidir.
”Milli içeceğimiz dediğimiz ayran, sütten imal edilen yoğurtla yapılır.” diyelim ve lafın fazlasını etmeyelim.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!