Kripto FETÖ’cülerin 15 Temmuz’la birlikte başlattıkları karartma operasyonlarının ayağı olan ”asılsız inbar mektupları” ile mağduriyet yaşayan yüzlerce hatta binlerce insan aileleriyle birlikte hala aklanma, arınma savaşı vermeye devam ediyorlar.
FETÖ’nün finans kurumlarında işlem yapan, mevduatlarını onların bankalarında barındıran uzak yakın iltisaklı olmayan yine sayısız insan da aklanma, arınma uğraşı içindeler.
Dersanelerinde, okullarında hasbel kader eğitim görmüş bir çok genç var ki, daha neyin ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan ”FETÖ’cü, Gülen’ci, Cemaatçi” diye fişlenerek devlet katında, toplum nazarında cüzzamlı muammelesine maruz kaldılar.
Diyeceksiniz ki, ”kurunun yanında yaşta yanar”… Kazın ayağı öyle değil.
Devlet 2016’dan hatta 17/25’den bu yana sürdürdüğü mücadele sayesinde, çuvalın içindeki taşları birer birer ayıklıyor ayıklamasına. Herkes bundan emin olmalı. Binlerce boş yere mağduriyet yaşamış ancak devletin dirayeti sayesinde ”vatan haini” damgasını yemekten yakasını sıyırabilmiş sayısız insan var. Ünvanlarına, mesleklerine, ailelerine geri dönen çok sayıda insanımız, FETÖ’cü kriptoların kurdukları iftira sarmalından yine Türk Devletinin iradesi sayesinde kurtuldu. Ve bu süreç aralıksız devam ediyor.
Gelelim zurnanın zart, zurt, zırt dediği yere!
Akademi dünyasındaki olan bitene göz atalım.
17/25 sonrası ile başlayan süreçle birlikte 15 Temmuz’dan bu yana akademisyen görünümlü hain ya zındanda yada yurt dışında kaçak biçimde bedel ödüyorlar.
Buraya kadar tamam. Ya devamında?…
Hali hazırda üniversitelerde en alttan, en üste akademik ünvanlarıyla varlıklarını pis bok böcekleri gibi sürdürmeye devam edenler, sinsice alttan alta Üniversitelerin kurumsal kimliklerine ve eğitim sistematiğine her fırsatta kezzap dökmeye çalışanlar, Üniversite yönetimlerine yönelik içeride klikler yaratarak guruplaşmalarla meydan okur nitelikte girişimleri tezgahlayanlar…
Bu kriptoların akademik ünvanlarını elde ederlerken tez danışmanlarının, hocalarının veya yükselmelerindeki jürilerin kimler oldukları ile birlikte bunları yetiştirenlerin, ortaya çıkartanların hala yurt dışında firari oldukları, hangilerinin kodeste oldukları gibi gibi kriterlere dikkat ediliyor mu?…
Yoksa akademik alandaki bu FETÖ artıklarıyla mücadele, Üniversite Rektörlerinin kısıtlı imkanlarına, yetersiz yetkilerine mi terk edildi. Rektörler, Üniversitelerinde FETÖ’nün kılıç artıklarıyla gırtlak gırtlağa savaşı bu manadaki etkisiz yetkileriyle mi sürüdrmek zorundalar?
Devlet ve kolluk güçleri tabi rektörlerin yanındalar. Ancak FETÖ’nün şerefsizlerinde oyun, tezgah, düzenbazlık, iftira ve şerefsizlik diz boyu.
Diyelim ve dikkatleri bu yöne çekmiş olalım.
Çünkü bunlar bizim dikkatimizi çekip radarımıza birer birer yakalanmaya devam ediyorlar.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!