Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi‘nin
Kim/kimler için ne/neler ifade ettiğini tahmin etmemiz çok zor. Ancak kurulması için uzun yıllar emek veren biz Tekirdağlılar adına ifade ettikleri çok daha önemli.
Namık Kemal Üniversitesi‘nin ülkeye kattığı akademik değerlerin ve anlamların beraberinde Tekirdağ adına ekonomiden başlayan sosyal manadaki tüm faktörleri direk etkilediği gerçeğini unutmamak gerekiyor.
Özellikle son dönem ele alındığında; Rektörlük katından başlayarak fakülteler, yüksek okullar düzeyine uzanan yönetimsel istikrar adına herkesin dikkatini çeken gerçeklik; Çıkış eğrisinin başarıya doğru eğrildiği yönünde.
Bilimsel faaliyetler, sosyal etkinlikler, üniversitenin halkla bir araya gelerek bütünlük içinde yerel yönetimlerle sağlanan koordinasyon başarıları, iş dünyası ile bir arada gerçekleştirilen akademik ve sosyal, iktisadi, kültürel yatırım planlamaları ve uluslararası nitelik barındıran akademik alandaki üstlendiği misyonun yanında özellikle Blakanlarda göstermiş olduğu yine akademik manada ”stratejik” ve ulusal bütünlüğe sağladığı katkılar… Tüm bunlar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi‘nin özellikle 15 Temmuz sonrası elde etmeyi başardığı ve sonuçlandırdığı çok yönlü atılımların özetinin özeti niteliğinde dikkatlerden kaçmayan sadece bir kaç adımda ifade edilebilecek durumundan ibaret.
Denilebilir ki, ”hiç mi yolunda gitmeyen bir şey yok?”
Olmaz olur mu var tabiki… Ancak bunlar kişisel bazlı, egolardan kaynaklanan bir kaç kıytırık ve cılız olumsuzluklar.
Bu olumsuzlukların üzerine kararlılıkla yürüyerek ortadan kaldıran ve/veya bir biçimde hallini sağlayan dirayetli bir Rektörlük katı var ki, aynı dirayeti orkestra ahengi ile sürdüren fakülte yönetimleri meseleleri kendi içlerinde halledebiliyor olsalar gerek baş gösteren nadir olumsuzluklar ne kurumsal nede kişiler bazında göze batarcasına çarpmıyor.
Amma ve ancak!… Kulağımıza çalınan bir kaç şey var ki, onlarıda bu hengamede sizlerle paylaşmazsak olmaz.
Akademik sorumlulukları ile yönetimsel yetki alanlarının sayesinde elde ettikleri statülerini bir takım irili ufaklı rant işlerinin peşinde kovalayanların olduğu bilgisi bizde mevcut.
Kriminal biçimde çıkar yönünde kirlilikten söz etmiyorum. Herkesçe veya ilgililerce malum, onlarda varlardı yok değillerdi ancak kısa süre önce Rektörlük katının hassasiyeti ile birlikte gerçekleşen polis operaasyonu sayesinde şimdi yasalar önünde hesap vermekle meşguller. Umarız haklarındaki her şey iddiadan ibaretttir ve görevlerine geri iade edilirler.
Burada sözünü ettiğimiz asli görevini ihmal edercesine ”piyasa işlerine”, ”titri sayesinde kişisel rant elde etme hevesine” kapılıp akademik yönünü onun bunun arasını yapmaya/bulmaya evirip rantiye çarkının dişlileri arasındakiler var ki, fark edilip kaynaklarına müdehale edildiğinde ”akademisyenliği unutup” bir yandan dedektifçilik peşinde diğer yandan da ona buna kir/çirkef atmakla zaman harcıyorlar… Bu tipolojideki ”herif” yediği herzelerin üzerine, yükseklere uzanmaya çalışıp hemşehricilik ilişkileri sayesinde torpil aramakla zman kaybettiğinin bile farkında değil.
Gelde gülme; ”Hemşehricilik hem de en yukarlardan”…
Yahu Hoca! O senin erişmek istediğin yukarıdakilerin en tepesindeki TEKİRDAĞLI!
Daha anlaşılır olması açısından; ”Kedi de bizim Aslan da” Sen bu hemşehricilik işinden çırak çıkarsın hatta çıktın bile. Demedi deme, tavsiyeme kulak asmayıp daha da tepişirsen; Maazallah çamsakızı, reçine gibi bedük olup kolayca tutuşur gidersin.
İşte böyle.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi bizim için çok önemli. Taşı, toprağı bizim.
O Taş yerinde ağırdır!
O nedenledir ki çok ilgiliyiz ve çok yakından takip ediyoruz.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!