Türk siyasetinde kendisini ”muhalefet” olarak tanımlayan istemezükçü kesimin ideolojik tanımını yapabilmenin imkanı ortadan kalkmıştır.
Ortaya attığı fikrin, düşüncenin, iddianın gerçekliğinden yana delili/ispatı olmadığı halde tek amacı bu mesnetsiz söylemlerinin hatta iftiralarının en çabuk biçimde yayılıp geniş kitlelere ulaşmasından başka amacı olmayan memetik bir yapı var ki kendisini ”muhalefet” olarak adlandırıyor.
Analojik düşünce sistematiği içinde bir araya getirilmiş birbirlerine taban tabana zıt ideolojilerin aralarında yaratılan ”sanal benzerlik” sayesinde birincisinin dile getirdiğine diğerlerininde inanması sağlayarak büyük bir pazıl oluşturulmakta.
Ancak bunu basit biçimde Analoji diye adlandıramayız. Çünkü Analojinin kendi içindeki türlerini kullanarak gerçekleştirdikleri bu stratejiyi Doğrudan Analoji yani, ikili ve çoklu farklılıkların doğrudan doğruya birbirleri içinde erimesi, karışması sayesinde tüm ayrıntılarının benzeşmesi tanımlaması sayesinde daha net anlayabiliriz.
6’lı masa adı verilen muhalefet bloğunda olduğu gibi!
Bu boloğun meydana getirilmesinde kullanılan, 6’lı masanın bileşenlerinin farklılık gösterdiği zannedilen söylem ve ifadeleri metafor olarak tanımlayanlar olsa da gerçek manada bu anlamsallık yüklenmiş analojiden başka bir şey değildir.
Hal böyle olunca da biz!…
Olayları, gelişmeleri ve gerçeklerin ışığındaki doğruları kamuoyuna sunmaya/aktarmaya çalışırken; Lafzi Yorum üzerinden ilerlemeye gayret ediyoruz.
Demokratik yapıları ve kurumları bir tarafa koyarak başka bir çerçeveden daha kriminal ve çok daha derin biçimde bakacak olursak…
Tüm bu pisikolojik harp tekniklerinin uygulandığı, toplumu bireysel manada kodlayarak kitlesel biçimde siyasal ve ideolojik şizofren haline getirmeye çalışılan mihrakların stratejilerini bozarak devre dışı bırakmak adına amansız bir gayretin içindeyiz.
İdeolojik şizofren yapıyı toplumun belli bir kesiminde tesis etmeye çalışan malum unsurlar, içeriden aldıkları destekler ve iş birlikçileri ile Türk toplumunda ”otoriteye baş kaldıran, kitlesel iteatsizlik gösteren” guruplar yaratarak bunları kendi halinde sıradan vatandaşların algılarında tepinerek güçlendirmenin peşindeler.
Şizofreninin, telkin veya nasihatle düzelecek bir hastalık olmadığı bilim insanlarınca ortaya konulduğu haliyle ruhsal değil, beyinsel hastalık olduğu çok sayıdaki makalede ve çalışmada net biçimde ispatlanmıştır.
Beyninin ön bölümünde meydana gelen hasar sonucu diğer bölümlerle bağlantının kesilmesi ile ortaya çıkan bu hastalık belli unsurların empozelerinin karşılığı olarak siyaset ve ideolojilerde de aynı biçimde baş göstermektedir.
Sırf muhalefet adına toplumun bir kesiminin siyasi ve ideolojik algılarını örseleyerek diğer algılarının önünü yalan, iftira, reddiye ile kesmek toplumdaki o kesim üzerinde siyasi ve ideolojik şizofreni yaratmaktır.
Ezberletilen ve gerçeklikten uzaklaştırılmış tarih, dayatılan gerçek dışı safsatalar, istemezükçü yaklaşımlar, inkarcı söylemler, asılsız/asparagas haberler, sosyal medya gerilla faaliyetleri v.b Türk toplum yapısı üzerinde yaratılmaya çalışılan 5. kol faaliyetlerin, Analojik Düşünme yapısı içinde uyguladığı stratejidir.
Ez cümle… Türkiye ve Türk halkı üzerindeki baskı yöntemlerini sadece siyaset veya ekonomi üzerinden analiz etmemek gerekiyor.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!