Onlar ki, devletin bağımsızlığınının, bütünlüğünün ve bölünmezliğinin teminatı olan unsurların içinde yer alan vatan severler ordusunun isimsiz kahramanları…
26 Mart 1985 tarihinde 442 sayılı Köy Kanunun 74. maddesinde yapılan değişiklikle 37 yıl önce, vatan müdafasında terörö örgütü PKK‘nın eylemlerine karşı oluşturulan Aslanlar Ordusunun Neferleri; Bugün dahi sayıları 58 bin 200 kişi olan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 26 ilde görev yapan 2 bin şehit, 3 bin gazisi olan Güvenlik Korucularımız!…
Statülerinin belirlenerek kadrolarının bir an önce çözüme kavuşturulmasının bekleyişindeler.
Güvenlik Korucularımız, anıldığı üzere 37 yıldır değil yüz yılı aşkın zamandır doğuda serhad şehirlerimizde ve iç bölgelerdeki her noktada vatan nöbetine devam ediyorlar.
1894 Sason İsyanı veya Talori İsyanı olarak tarihe geçen Ermeni-Hımçak/Taşnak çetelerine karşı kurulan milis güçlerinin günümüze ulaşan nesilleri olan Aslan Parçaları;
Terör örgütünün hain planlarını, asker ve polis timleriyle omuz omuza kırsalda görev yaparak sekteye uğratan, PKK başta bölgede faaliyet göstermeye yönelik diğer terör örgütlerini bitirme aşamasına getiren dirayeti gösteren Güvenlik Korucularımız, devletin ve hükümetin yürüttüğü çalışmada statülerindeki kalıcı belirlemeyi gerçekleştirerek bir an önce netliğe kavuşturulmasını sabırsızlıkla bekliyorlar.
Elde edecekleri paranın veya özlük haklarının onların vatan severliklerini perçinlemesi yönünden hiç önem arz etmiyor. Bu ayrıntı herkes tarafından çok iyi bilinmeli ve idraak edilmeli. Onlar kendilerini vatanlarına zaten adamış olan kahramanlar.
Ne var ki, hayatın devam eden ve sürdürülebilir olmasını şart kılan sosyal koşulların gerçekliği yönünde ailelerinin bugün ve gelecekteki standartlarının garantiye alınması noktasındaki kaygılarının giderilmesi noktasındaki beklentileri kaçınılmaz bir gerçeklik.
Dillere pelesenk olarak çoğu kimse tarafından yerli yersiz kullaınılır hale gelen, ”kendim için bir şey istiyorsam namerdim” sözü Güvenlik Korucularımız için gerçekliğin ifadesindeki en yakışan ve doğru kullanılan değim… Evet onlar statü ve kadro beklentilerini kendileri için değil, akıttıkları kanları, akıttıkları terlerinin bedeli olarak ”talep etmiyorlar!” Ailelerinin, çoluk çocuklarının gelecek teminatı için sırtlarını dayadıkları, kendilerini teslim edip hatta bekaasına adadıkları devletlerinden istirham ediyorlar.
Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!…
Bu söz Güvenlik Korucuları için düsturdur. Hatta yemindir, ant ederek baş koydukları yolun çıkışındaki besmeleden sonra felsefelerinin en iyi tarifidir.
Çünkü biliyorlar ki, nesillerdir kendilerini adadıkları bu devlet onlar için en güzelini, en layığını kısa zamanda uygulayacaktır ve zaman geçirmeden bu kahramanlara sunacaktır.
Sabırsızlanmıyorlar!…
İnançlarını muhafaza ederek bekliyorlar.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!