TÜSİAD!
Denen bu örgüt, Küreselcilerin Türkiye’deki yüzde 10’cularıdır.
Yan sanayi adı altında onların yancıları, distribütörlük adı altında onların Türkiye masası şefleridirler.
Fabrika adı altında montaj, dolum veya mal dağıtımı yaparlar. Tabi bir de bankacılık.
Asıl patronlar başkalarıdır. O başkaları ki, dünyadaki bütün ülkeleri sömürürler.
Medya, finans, spor, sanat, savunma sanayi, tarımsal her türlü faaliyet, silah endüstrisi, ilaç sanayi, kara deniz ve hava taşımacılığı ve aklınıza gelebilecek her alandaki yatırımlar bunlara aittir.
Ülkelere değil, dünyaya bunlar çökmüşlerdir ve bunlar sömürürler.
Bir ülke başka bir ülkeden gaz, petrol, un, hububat, ilaç, silah alacaksa önce bunların kapısını çalmak ve bunların belirleyeceği faiz oranı ile, bunlardan borç almak zorundadır. O parayla da gider diğer ülkeden talebi neyse onu satın alır. Aksi halde satıcı olan ülke, talepçi ülkeye mal falan satmaz/satamaz. Çünkü o da küreselci tefecilere başka bir yerinden bağlıdır da ondan.
Açıkçası bunlara faiz adı altında haracını vereceksin. Vermemek gibi bir şey söz konusu olmadığından, ”faizi ödemiyorum al ana paranı bak işine” de diyemezsin. Bildiğin tefeci işte, insafa gelmez.
Bunlardan, kucak dolusu faizle para alarak edindiğin bazı kalemleri…
Örneğin; kara, deniz ve hava savunma sanayi gereksinimleri, enerji gerekliliğinin çok önemli bir bölümünü karşılayacak petrol doğalgaz elektrik gibi alanlara yatırım yaparak kendi sahalarını faaliyete geçirmeyi, ilaç sanayiinde bazı ilaçları, tarım alanında gübre tohum üretimi başta olmak üzere hayvancılıktaki yatırımları ”kendi imkanlarımla üreteceğim, sizden faizle para alarak bunları dışarıdan satın almayacağım ve hatta ihraç bile edeceğim” dediğiniz anda…
Öncelikle karşınızdaki siyasi muhalefetle can ciğer kuzu sarması olurlar.
Medyada onların yüzde 10’cularından olan patronlarla birlikte satın aldıkları kiralıkları ile velvele kopartmaya, algı üzerinden toplumu size karşı kışkırtmaya başlarlar.
TÜSİAD gibi yüzde 10’cuları üzerinden dağıtım ağı ellerinde olan gıda başta diğer tüketim maddelerinin dağıtımını durdururlar ve stokçuluğun/karaborsacılığın önünü açarlar.
İlaç dağıtımı ve satışı ellerinde olduğundan sağlık üzerinden yaratılacak spekülatif girişimleri başlatmakta gecikmezler.
Tarım alanında akla gelebilecek her tür hammaddeyi ya kısarlar ya da fahiş fiyatlarla provokate ederler.
Sonuç… Toplumu kaosa sürüklemek üzerinden doğacak kargaşa sayesinde…
Amaçları… Destekleyeceklerini açıkladıkları muhalefeti iş başına getirerek ”eski tas eski hamam” düzenine dönüş ve halkın her katmanının kursağından kazanacakları milyar Dolarları kendi kasalarına koymaya devam etmek.
Ana muhalefetin başı; ”sandık gelsin Dolar düşsün” diye açık itirafta bulunuyor.
Bu itirafın açılımı; ”Küresel tefeci baronların her dediğini anında yerine getireceğiz. Yani ülke insanımızı çoluk çocuk hatta torun torbamızı bunlara yıllar yılı borçlu kılacağız.” demek değil de nedir?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi aklı, siyasi zekası, siyasi öngörüsü falanı filanı; daha mı kıt, daha mı dar? O da küreselcilerin dümen suyunda devam etmeyi, onlarla can ciğer kuzu sarması olmanın yollarını bilmiyor mu?
Takındığı bu tutumun nedenini, baş vurduğu bu programdaki ısrarının gerekçelerini; algılardan sıyrılarak, günü kurtarmanın peşini bırakarak ve ”tam bağımsız Türkiye” sloganının hakkını vermek için ellerimizi vicdanlarımıza koyarak düşünmek bu kadar güç olmasa gerek.
Sağı, solu ideolojiyi bir yana itip, nefret duygularından sıyrılıp;
TÜRKİYE İÇİN! düşünmek bu kadar mı zor?
Ne yani, küreselciler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın boyunu postunu, kaşını gözünü beğenmedikleri için mi bu işleri organize ediyorlar?
Kılıçdaroğlu veya diğerleri, küreselcilere neden cazip geliyor olabilirler, Erdoğan’da bulamadıkları ne ki Kılıçdaroğlu’nda aradıklarını her neyse onu bulmuş olabilirler?
Mevzu bahis olan vatanın bu günü ve geleceği!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!