Marmara Denizi’nde şubat ayında görülmeye başlayan deniz salyası olarak adlandırılan (müsilaj) her geçen gün yayılıyor. Balıkçılık faaliyetlerini durduran, deniz canlılarını yok eden bu tehlike, İstanbul’un içlerine kadar geldi. Tekirdağ, Kocaeli, Bursa ve Çanakkale’de olduğu gibi İstanbul’un sahillerini kapladı.
“Ekolojik yıkım” olarak adlandırılan bu olay ile başa çıkmak için hazırlıklar başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 4 Haziran’da “Marmara Denizi’ni Koruma Eylem Planı’ için çalıştay yapılacağını açıkladı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü koordinasyonunda 2017’de başlattığı Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) Projesi doğrultusunda seyrüseferde olan Bilim-2 araştırma gemisi, çalışmalarını Marmara’da yoğunlaştırdı. Gemiden gelen verileri analiz eden Enstitü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Yücel, taşıma kapasitesinin üstünde aşırı besin elementi girdisi sebebiyle Marmara Denizi’nde alg ve plankton artışı yaşandığını aktardı.
Marmara’da görülen yoğun salya oluşumunun aslında buz dağının görünen kısmı olduğunu aktaran Yücel, konu hakkında şunları dile getirdi; ” Müsilaj sadece yüzeyde değil denizin içinde de jel gibi. Bu sebeple denizdeki oksijen çok azaldı. Denizden örnek alıp incelemek için kullandığımız filtreler ve pompalar organik parçacık yoğunluğundan güçlükle çalışıyor. Türkiye denizlerinde daha önce görülmemiş büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Deniz yüzeyinin ilk 20 metresinde oksijen var, altında yeterli oksijen yok. Marmara’nın sağlıklı kalması, Karadeniz havzasının sağlığını da doğrudan etkiliyor. Aslında bu durum, uluslararası sonuçlar da doğurabilir. Karasal atıkların en az yüzde 50 oranında azaltılması, Marmara Denizi’ni beş altı yıl içinde komadan çıkarabilir. Bu konuda üç önerimiz var; ileri arıtma, yeşil tampon bölgeler ve arıtma bölgelerinin denetimi. Çözümün getireceği maliyetlere ülke olarak katlanılması lazım. Çünkü böyle giderse Marmara Denizi’nde yakında balıkların ve pek çok deniz canlısının toplu halde ölümünü göreceğiz.” dedi


YANGIN GÜVENLİĞİ MÜHENDİSLİĞİ… ULUSLARARASI ORTAK LİSANS PROGRAMI
NKÜ ARAŞTIRMA HASTANESİNDEKİ ‘SKANDAL’ ÖRTBAS EDİLEBİLİR Mİ?
GENEL CERRAH DOÇ. DR. SAMİ AÇAR HAKKINDA ŞOK EDİCİ İDDİALAR…
Sahada Güvenliğin Yüzü: Ahmet Metin Turanlı ile Tekirdağ’da Yeni Bir Dönem”
MUHTAR DENİZCİ : DEĞİRMENALTI DERESİNDE EKOLOJİK SİSTEM BİTMİŞ