HDP‘nin kapatılması davası… HDP, HEP‘den bu yana kapatılma davası açılan 8. parti olacak. Demek oluyor ki, kapatmalar bir işe yaramıyor.
Bu her yönüyle büyük bir sorun teşkil ettiğine göre, sorunu çözmek sadece mahkeme kararlarıyla dayatılan oldu bittiler devreye sokularak gerçekleştirilmemeli.
Toplum ve siyaset sosyolojisi, psikolojiyle birlikte harmanlanıp sunulmadıkça kesin ve net sonuç almanın imkansız olduğunu kabul ederek kolları sıvamak gerekir.
Tarihi gerçekleri ortaya sermek ve bu gerçekleri adı ne olursa olsun o partiye oy veren Kürtler başta olmak üzere herkese anlatmak ve o kitleyi ikna etmek gerekiyor.
Anlatılması gereken…
PKK ve onun güdümündeki siyasi oluşumlar, Kürt halkını temsil etmek bir yana Kürtlerden intikam almak için oluşturulmuş terör örgütü ve terör destekçisidir!…
Doğu ve Güneydoğu halkı yöresel tarihini iyi bilir, iyi anlatır ve iyi özümsemiştir. Medreselerde, aile içindeki sosyolojisi gereği tarih ile iç içe yaşar.
Ancak bu kadarıyla sınırlı bırakıldığı için on yıllardır ideolojik olarak farklı alana savrulmuş ve farklı mahfillerde hazırlanan planların aracı olmaya terk edilmiştir.
Devletin sorumluluğunu geçmişe dair hataları bir yana itip, görmezden gelerek hatta inkar ederek ”ayağımıza ateş etmeyi” bıraktığımızda asıl gerçekle yüzleştiğimizde karşılıklı çözüm kaçınılmaz ve çok kolay olacaktır.
Seçimden seçime yörenin veya bölgenin ağasından gelecek oy sayısına kurban edilen, feodalite mahkumu kitlelerin bugüne aktarılan nesillerini ikna etmek ve onları dinlemek, onlarla uzlaşmak, onlarla kaynaşmak kaçınılmazdır.
Hanibal‘in ” yeni bir yol bulunamıyorsa, yeni bir yol açmak gerekir” dediğini hatırlayalım; Bunu cılız ve öngörüden uzak açılım, gelişim gibi süslü başlıklar altında yapmak/yaratmak imkansızlığını deneyerek tecrübe ettiğimize göre, kısıtlamalarla sürdürmemiz de olanak dışı.
Dünyayı, asılsız Ermeni tezlerine yönelik ikna etme adına ”arşivleri açmaya, konuyu uluslararası boyutta tarihsel kanıtlarıyla ele almaya” davet ediyoruz.
Aynı refleksi kendi insanımıza aldatıldıklarını, kandırıldıklarını ve kullanıldıklarını iddia ederken; Kürt vatandaşlarımıza karşı neden gösteremiyoruz?…
Tarihin her devrinde ve hala vatan, bayrak, bağımsızlık, namus, inanç bütünlüğümüzü korumak ve kollamak adına cephelerde birlikte şehit düşüp gazi olurken; Tüm bu ayrılıkçı hareketlerin bağımsızlığımızı ve bütünlüğümüzü tehdit maksadı için kurgulandığını, karşılıklı kamplara bölünerek birlik ve dirlik zafiyetine düşürülmemizin amaçlandığını tarihsel bütünlük ve gerçeklik boyutunda neden hala birbirimize anlatmıyoruz?
Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur!
Bu meseleyi mektepliler değil, alaylılar çözecektir. Halklar, kendi arasındaki bütünleşmeyi ve kaynaşmayı ortaya koymak zorundadır. Siyaset keşke biraz geri durabilse!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!