Yımaz Özdil‘den yeni bir ”şaheser(!)” daha geldi.
Keriz Silkelemesi üçlemesinin bilmem kaçıncısı, desek daha doğru olacak.
İlkini biliyoruz/biliyorsunuz. Hiç bir yerinde dip not olmayan bir ”şaheser” di.
Cafcaflı tanıtımlar, şıkırdaklı övgüler, parıltılı reklamlar eşliğinde ”cukka cukka”.
Özdil, 2 bin beş yüz Liraya satılan 1881 adet özel ”şaheseri” için eleştirilere; ”Bu koleksiyon kitabı, elektrik, doğalgaz faturası değil. Ödemek zorunda değilsin. Almaya mecbur değilsin” diye cevap vermişti. Süper marketlerin raflarında dahi 30-40 Liraya satılanlar da bu toplama eklenince varın siz düşünün.
Atatürk‘ün doğum yılı olan 1881, Özdil’e pazarlama alanında önemli bir kaynak olmuş.
Atatürk‘ün ölüm yılı olan 1938 için de bir ”şaheser” kaleme alması yakındır. Tabi buda özel seriden olacaktır ve satış fiyatı kim bilir kaç Lira olur.
Utanmasa, Atatürk‘ün hayatındaki dönüm noktalarını ifade eden olayların yılları üzerinden adet adet yeni ”şaheserler” icat edecek. Ve tabi ”cukka cukka” durumlarına devam.
Ama imkansız. Çünkü Yılmaz Özdil, her seri ”şaheseri” için on yıllar süren çalışmalara imza atıyor(!) Ömrü yetmez.
Tutturmuşsunuz bir damar, beslenin bakalım o damardan beslenebildiğiniz kadar ve sürece. Emin bu millettin duygularını, sömürün hassasiyetlerini.
Türk‘ün; uzak/yakın tarihine kir atarak, tarihi karakterlerine iftiralar sıralayarak aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar doldurun midelerinizi, şişirin egolarınızı, saklayın/gizleyin/örtün gerçeklerin üzerini, milletin gözünün içine baka baka haykırın yalanlarla bezediğiniz ”sözde tarihinizi”.
Millet; dizilerden, yarışmalardan gözünü ayıramıyor…
Tarihçilerinin yüzde 90’ının bile eski harflerle okuma, yazma bilmediği bu halk, ecdadının mezar taşını bile okumaktan aciz bırakılmışken doldurun cukkalarınızı.
İngiliz; William Shakespeare’den, Fransız; Balzac’tan Victor Hugo’ya, Montaigne’den Albert Camus’ya her eseri, İtalyan; Dante’den, Alman; Johann Wolfgang von Goethe, Thomas Mann, Michael Ende, Rainer Maria Rilke, Hermann Hesse gibi dünyaca ünlü edebiyatçılarının eserlerini sular seller gibi okuyup anlayıp, idrak ederken…
Sayenizin zihniyeti ile, Türk halkı ve nesilleri idioloji sistematiği bir yana,
Türk Halk Edebiyatından; Yunus, Dadaloğlu, Aşık Seyrani, Karacaoğlan…
Divan Edebiyatından; Baki, Nedim, Şeyh Galip, Nabi, Zübeyde Fıtnat Hanım, Fuzüli…
Tanzimat Edebiyatından; Namık Kemal, Ziya Paşa, Şinasi, Tevfik Fikret…
Ve dahi nicelerinin fikriyatlarından, eserlerinden vareste tutularak ”cezalandırılmışlardır”!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!