Bu yazıyı iki gün önce yazacaktım. İki gün beklemek iyi olacaktı ve ”bekleyelim bakalım ne olacak?” dedim ama hiç bir şey olmadı.
Kut-ül Amare!…
Tıpkı Çanakkale gibi kazanılmış bir muharebeydi. Tamam sonucunda savaşı kaybettik kaybetmesine de…
Savaşı kaybettikten sonra, Çanakkale kutlanmaya devam ederken, Kut Zaferi neden kutlanmaya devam edilmiyor, hak etmiyor mu dersiniz?
Osmanlı’nın son çeyreği içinde, Mustafa Kemal‘in olmadığı kazanılmış ama adı sanı unutturulmuş bir kaç muharebeden söz etmiyorum. Kut-ül Amare farklı bir zaferdi.
57. Alay gibi!
Kahramanlıkları Çanakkale ile sınırlandırılan, 57. Alay… Galiçya’da oradan Filistin ve Sina cephesinde de vardı.
VARDI! Diyorum çünkü, ezberletildiği gibi Çanakkale’de yok olmamıştı. Sonrasında katıldığı muharebelerin hepsinde Çanakkale’de olduğu gibi kahramanca vuruştu ve sayısız şehitler, gaziler vererek, DÜNYANIN EN KAHRAMAN ALAYI ÜNVANINI ALMAYA HAK KAZANDI.
Biz dönelim Kut-ül Amare muharebesinin neden unutulduğuna.
”Kazanıldı ama işe yaramadı(!)” Saçmalığına sığınmaya yeltenecek GERİ ZEKALI bir açıklama geleceğini zannetmem. Çünkü bu aymazlığa; Çanakkale’de kazanılmıştı ”sonuç?” diye aynı geri zekalılık çerçevesinde soru cümlesiyle yer almak yakışmayacak.
Yoksa, ”İttihatçıların zaferi” diye mi anılmaz, hatırlanmaz oldu? … Sanmam. öyle olsa Cumhuriyeti kuran kadronun neredeyse tamamı ittihatçı takımının A olmasa bile B takımı içindeydiler.
O zaman; Kut Zaferinin anılmamasını, unutulmasını gerektiren, zaferin içine dahil olmayan büyük bir eksik var demek.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!