Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası sürpriz mi?… Hayır.
Sürpriz olan, Yavaş’ın MHP’den istifa edip hiç aralık vermeden CHP’ye geçmesiydi.
Süreci bugünden yarına Yavaş’ın siyasi yolculuğu yönünde değil, geçmişe doğru işleterek analiz etmek gerekir.
İYİ PARTİ’de Merak Akşener’in 2024 seçimlerinde alınan başarısız sonucun sonrasında genel başkanlıktan istifa etmesi sonrası Koray Aydın, Musavat Dervişoğlu arasında geçen genel başkanlık yarışına kadar kısa bir dönüş yapalım.
O kongreye dair benim köşe yazımda yaptığım değerlendirmem; İYİ PARTİ’deki asıl yarışın Koray Aydın’ı desteklediğini öngördüğüm Ekrem İmamoğlu ve Musavat Dervişoğlu’nu destekleyen Mansur Mansur Yavaş arasında geçtiği/geçeceği idi.
İYİ PARTİ Büyük Kongresindeki üçüncü tur sonunda delege oylarının yüzde 52.71’ini alan Musavat Dervişoğlu genel başkan seçilmişti. Ve benim ortaya koyduğum okumama göre Mansur Yavaş’ın desteklediği Musavat Dervişoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun desteklediği Koray Aydın’ın karşısında yarışı kazanan isim olmuştu.
CHP’nin bu denkleme hiç mi dahil edilmedi?
Kılıçdaroğlu’nun baş rolünde olduğu gibi lanse edilen altılı masanın toplanması sürecinden sonra dağılması ve tekrar kerhen bir araya gelmesi biçimnde aksettirilen Akşener’in o dönemde üstlendiği rol üzerinden bir okuma yapmak gerekirse; CHP’nin bu denklemdeki eşittirin diğer tarafındaki fonksiyonu için iki yıllık bir sürenin geçmesini beklemek gerektiği o günün konjöktürü içinde fark edilemsi imkansız bir kurguydu.
Öte yandan, Ekrem İmamoğlu’nun iplerini ellerinde bulunduranlar, İYİ PARTİ çatısı altında geçen bu strateji muharebesini kaybetmeyi sindirecek değillerdi. Ve öyle de oldu. Çünkü bir savaş vardı ve bir muharebeyi kaybetmiş olmaları onları durdurmaya yetmezdi.
Zaman geçirmeden CHP içinde uygulayacakları ve aslında önceden hazırladıkları planı harakete geçirerek Kılıçdaroğlu’ndan kurtulup, İYİ PARTİ’de kaybettikleri muharebeyi CHP gibi çok daha güçlü bir yapının ele geçirilmesiyle giderme yoluna baş vurdular.
Onun içinde yedekte bekletilen Özgür Özel gibi pasif ama sabırsız, yönlendirilmeye açık zaten var olan egolarını daha da sivrilttikleri bir figür üzerinden yürümeyi tercih ettiler.
Devletin karşı refleksi gecikmedi..!
Ama hiç beklemedikleri, sanmadıkları olacağı ihtimalini öngöremedikleri; Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ile birlikte çok önemli bir cepheyi daha kaybediyorlardı.
Özgür Özel ve yanına eklemlenen diğerleri için hazır olan plan devreye sokularak bugün hala devam eden, CHP’nin içinden ayıklanmaları süreçleri ve sürüklenmek zorunda kaldıkları YENİ PARTİ macerası ile birlikte başlatılıyordu.
Tüm bu sürecin ortasında fakat içinde olmayan, içine dahil edilme gayretlerine rağmen gelişmelerin kenarından/ucundan sıvışmayı beceren Mansur Yavaş ise;
Ta en başında MHP’den istifa edip CHP’ye katıldığı fakat yakasına hiç bir zaman CHP rozeti takmadan sürdürdüğü yürüyüşünü her şeye rağmen aksatmadan devam ettiriyordu.
Günün sonunda, Mansur Yavaş CHP’den istifa etti!
Anlaşılan o ki, üstlendiği görevin bu aşaması sona ermiş olsa gerek..!
Ya bundan sonra?
Kim bilir belki de ülkenin en elzem ihtiyacı olan ve tesisi için çok beklenilen, derin stratejilerin oluşturulup sahaya sürüldüğü ve önemli bi zamanı içeren;
Milli Muhalefet gereksiniminin giderilmesi adına yeni bir görev tanımlaması ile siyaste ikliminin içinde yoluna devam edecektir.


BİR ERKEK KARISINI BAŞKA BİR ADAMLA NASIL HAYAL EDEBİLİR? ”ETTİRENE BAK!”