İnsanın doğasında olan bencilliğin, egoistliğin dışa vurumu adına yan yattı, çamura battı bahaneleriyle bezenerek verilebilecek örneklerin başında gelir…
Anneler Günü!
Tarihsel detaylarına… 1907 Amerika, Anna Jorvis’ten başlayıp, 1600 İngiltere sindeki ”anneler pazarı” falan, feşmekan doğanın uyandığı bahardan esinlenmesine kadarki harcıalem detayları geçelim.
Neden bencillik, egoistlik? Sorusuna cevap vermeden önce…
Kur’an-ı Kerim’de, Lokman Suresi 14 ve 15, İsra Suresi 23 ve 24. Ayetlerde Allah’ın ne buyurduğunu biliriz ve koşulsuz iman ederiz. Ve tabi Resulullah (sav)’in “Cennet annelerinin ayağının altındadır” hadisi aklımıza ve ruhumuza işlemiştir; Diyelim ki, meramımız başka taraflara itelenmesin.
Başka bir şeyden söz ediyoruz.
Anne olamayan, evlat özlemi ile yanıp tutuşan… Evlatlarını kaybetmiş; Anaların yüreklerine yapışıp hiç dinmeyen etkisiyle oradan duran KOR, her yıl Mayıs ayının 2. pazar günü yeniden harlanırken …
Nisan ayının son haftasından itibaren, ”anneler günü” için hediyelik reklamlarının başlamasıyla birlikte, annelik özlemi çeken kadının, evlatlarını kaybetmiş anaların yüreğindeki özlem ateşini umursamadan…
ÖZEL GÜN DİYE KUTLAMAK!
Bu gerçeği yok saymak, bilip bilmemezlikten gelmek ( tecahül-i arif ) yapmakta sınır olmayan bir garip ”insanlık hali!”… Diyelim ve geçelim mi?
Olur, öyle yapalım. ”Ateşin düştüğü yerden bize ne(!)”
Nasılsa alışmışız, madalyonun hoşumuza giden, beğendiğimiz tarafını boynumuzda taşımaya, buda onlardan sadece bir tanesi.
Öyleyse; Fuzuli‘yi anarak bitirelim…
”Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.”


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!