CHP’de ardı ardına patlatılan taciz ve tecavüz vakaları sayesinde, toplumdaki dehşet dengesini tetiklemeye yönelik girişimin jeneriğini izledik. Veya 1. sezonun ilk bölümüydü de denebilir.
Hollywod’da başlayan ”Me too!” akımı… Hani figüran bir kadının, film yönetmeni tarafından taciz edildiğine yönelik iddiasının ardından patlayan ”Ben de” furyası.
Bu akımın bize yani Türk toplumuna yansıtılma biçimini CHP üzerinden salt siyasi gündem perspektifinden değerlendirme basitliği karşısında kişisel mahcubiyete uğramamak adına…
Ve tabi gündemi analiz ederken bunun yakın ve uzak geleceğe yönelik etkilerini göz önünde bulundurma zorunluluğu ile birlikte fütürist bir yaklaşım sergilememiz kaçınılmaz.
En çok sorulan soru; CHP‘deki bu taciz, tecavüz iddiaları/olayları üzerine MOR ÇATI nerede?
Nerede olacak, olayın tam merkezinde… Diyelim ve başlayalım.
Lilith Efsanesi! (gece gelen kadın)…
Tevrat’ta açık açık yazılı olmamasına rağmen; birçok Musevi dini kaynağında ve mitolojisinde; 2. Bab’da sözü geçen Adem’in, Havva’dan başka bir karısı olduğu, birinci Bab’dakinin ise ilk karısı olan Lilith olduğu vurgulanır ve inanılır.
Adem’in cennetten çıkartılamasının arkasındaki asıl nedenin ve gerçeğin Lilith olduğu ile birlikte;
Şimdi sıkı durun!…
Lilith, daha sonra Şeytan’la evlenmiş ve dünyaya, Adem’in çocukları yerine onun(Şeytan’ın) çocuklarını getirmiştir.
Bu yönlü Kabalist yorumlara devam etmeye burada yerimiz el vermediğinden biz en kestirme haliyle…
Lilith’in, Şeytan’dan olan ve ”seçili, üstün ırk” oldukları inancındaki çocukların; Adem’le, Havva’nın çocuklarıyla kıyamete kadar sürecek savaşı… diyerek nereyi ve kimleri kastettiğimizin vurgusunu aktararak bölümü toparlamış olalım.
Lilith veya bizdeki bilinen adıyla Leyla… Buradan Leylak çiçeğinin rengi ile Leyla ismini bağını araştıranlar, buradaki vurgunun bazı gerçeklerini veya bağlantılarını daha net kavrayacaklardır.
RENGİ GECENİN MORU OLAN, GECE GELEN KADIN!… Neden suskun? sorusunun cevabı işte bu.
Buradan isimleri Leyla olanlar ve Mor Çatı altında sosyal sorumluluk yerine getirmeye gayret eden hiç bir gönüllü veya duyarlı kimse üzerine veya faaliyetine yönelik bir art niyet aramamalıdır. Onlara yönelik kasıt veya itham asla söz konusu değildir.
Devamla…
Toplumun arasında başlatılarak geneline yönelik uygulanan ”toplumsal dehşet dengesine” veya başka bir değişle Mecelle‘de yer aldığı gibi; ”batılın tasviri, saf zihinleri idlal eder(bulandırır)” den yola çıkarak bakmak gerekir.
Alenileştirilmeye çalışılarak, toplumun zihnine ”sıradanlaşması” hedeflenen çok ama çok yönlü DERİN bir mevzudan söz ediyoruz.
En başa dönelim…
CHP üzerinden kurgulanan ve topluma ”siyasi bir sansasyon” olarak empoze edilmeye çalışılan ancak temelinde ve kısa gelecekte çok farklı ve derin komploların yer aldığı bir girişimi bu biçimde analiz ettik ve sizlere aktardık.
Son olarak…
Kısa süre önce, Ankara merkezli SAUNA ÇETESİ haberleri alıp başını gitmişti.
N’oldu bu çeteye?… Sanırım bu çetenin lideri durumundaki kişi Ukrayna’da tutuklu ve bu kişinin elinde bir çok siyasetçinin de aralarında bulunduğu, çok kişinin kırmızı noktalı kasetlerin olduğu konuşuluyor. Veya konuşuluyordu!
Bu kasetler şimdi nerede ve kimlerde? O çete liderinin gizli kasasında mı?
Çete lideri Ukrayna’daki hücresinden; ”beni buradan kurtarın yoksa…” diye bir yerlere mesaj yollamaya devam mı ediyor?
Günümüzde itibar suikastının en etkili ve tesirli silahı olan tek bir atımlık Tweet’in dahi nelere kadir olduğunu herkes çok iyi biliyor.
Maalesef dibe vurmuş olan siyasetin dili yakın gelecekte çok daha fazla ”belden aşağıya” iner mi?
Bugün bana, yarın sana!
Tüm bunların kimin ve kimlerin işine yarayacağına bakmak gerekli.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!