Korona’nın patladığı Mart, Nisan aylarına geri dönüp baktığımızda…
Aşısı yok mu, aşısı ne zaman bulunur? Türünden merak, beklenti hat safhadaydı.
”Mart 2020’de, aşı bulundu” denilseydi… Nereden vurulacağı önemli değil; Kolunu, kalçasını sıyıran soluğu en yakın sağlık merkezinde almaz mıydı?
Ya şimdi… O aşı mı, bu aşı mı muhabbeti bir tarafa; aşı olacak mısın, olmayacak mısın? sıkıntısı aldı başını gidiyor.
Aşılara onu yerleştirmişler, bunu yerleştirmişler… İzleyeceklermiş, yönlendireceklermiş(!)
İzleyen zaten izliyor, yönlendiren zaten yönlendiriyor!
Bilgisayarlar, akıllı telefonlar, notebooklar zaten bu işi hallediyor.
Gazeteler, televizyonlar, dergiler falanlar filanlar üzerinden bunu yapan zaten yapıyor. Yönlendirmeyi de, takibi de kusursuz sağlıyor. Biraz zaman alıyor o kadar.
Gereksiz paranoyalar, yersiz endişeler…
İşi gücü bıraktılar, dünyayı böyle bir kaosun içine ittiler ve tek nedeni de dünyadaki ne kadar ”akılsız, öngörüsüz, salak, beyinsiz, tedbirsiz, cahil” varsa kalmışsa onları korona aşısı ile izleyecekler veya istediklerinde yok edecekler(!)…
Mevzunun çok daha derin olduğunu akıl edemeyen kim var kim yok, sıradan sürüden muhabbetlerin peşine takılıp; Laf olsun torba dolsun misali ”bilgisiz, fikir” kirliliğine meze oluyor.
Bana sorarsanız… Ben aşı olmayacağım!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!