İnsan vücudunda karbonhidrat emilimi ile besin ihtiyacı olduğu gibi ritim ihtiyacı da vardır.
Vücudun her organı belli bir ritim sonucunda çalışır. En bilineni kalp ritmidir ki, diğer tüm organlarda bu ritim meselesi hayati önem taşır.
Müzik ruhun gıdasıdır!… Boşu boşuna, sırf müziği övmek için edilmiş sıradan bir söz değil.
Aynı gıdalarda olduğu gibi sağlıklı ve gerekli olanından alınması elzemdir.
Ritim, melodi, söz ve sonradan eklenen görsellik yani klipler… Olmazsa olmazlar.
Müzik türleri ve ritimler toplumların sosyolojilerinin belirlenmesinde son derece etkindir.
Kuzey Avrupa ülkelerinde sırf üflemeli sazların ağır bastığı müziklerin insanları hantallaştırdığı, gereğinden fazla sakinleştirdiği gözlendiğinde doğudan telli müzik aletleri eklemlenerek orkestralar oluşturulmak zorunda kalınmıştır.
Arap ezgilerinde ise Ümmü Gülsüm tarzı olan şarkılarında hikayesi olan ve arkasındaki orkestra ile bu hikayeyi sazlarla çok iyi takip ederek hikayeyi sonlandırabilme yeteneği gözlenmekte. Bu yine Arap toplumundaki sosyolojik belirlemelere işaret eden bir hal olarak tarif edilmekte.
Diğer bir örnek; kendinden geçmiş halde sadece müziğin ritmi ile hareket ederek kontrolden çıkmış halde baş sallamak! Dünyevi veya manevi farkı gözetmeksizin bu biçimden anlaşılan, başın içindeki beyinin o anın mevzusunu, ağırlığını, sorumluluğunu taşıyamama durumunun dışa vurumu olarak tariflenmekte.
Son yılların rekor kıran tercihleri arasındaki klasiğin dışındaki Kore müziği… Ritim sizi yakalıyor ve toplumsal ve çevresel olumsuzlukları vurguluyor. Melodideki elektroya insan sesleri eklemlenerek insanları mekanik kımaya devam eden bir tarz. Bu sayede matematiksel zeka tümden olumsuz etkileniyor. Sadece bununla da kalmayarak, alt ritimlerle üst ritimler sayesinde beyindeki NARKO etkiler tetikleniyor.
Sosyolojik tesirlerden devam edersek… Güneydoğu ezgilerine ve bu ezgilerin gırtlak etkilerine değinmeden geçemeyiz. Ağır ve sükunetle gırtlak etkisi sayesinde ahenk öne çıkar. Değerli taş ustaları, metal işlemelerde güneydoğulu ustaların öne çıkmasının başlıca nedenleri arasında bu sabır, ahenk ve sukunetin ön plana çıkması işaret edilmekte.
Biz klasik müziğe neden çok ilgili değiliz?… Klasik müzik bizi kastırır. Batı toplumları matematiksel düşünce biçimleri nedeniyle klasik müziğe çok yatkınken biz ise relatif düşünce tarzımızla klasik müziği sevmeyiz.
Son olarak…
Bizim topraklarımızın sesini dinleyebilmenin en duyarlı halindeki; Hikayesiyle, ritmi, söz ve melodisiyle NEŞET ERTAŞ! vazgeçilmezliğini bir kez daha vurgulayarak tamamlayalım.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!