Çarşamba günü toplanacak olan AK Parti 7. Olağan Büyük Kongresi sonrası, öncesinden nelerin farklılık kazanacağı merak ediliyor. Yorumların ve öngörülerin neredeyse tamamı bu yönde.
Ancak konunun çok daha önemli ve stratejik yönü, yönleri olduğu gözardı ediliyor veya bilerek göz önünden kaçırılıyor.
AK Parti Kongresinin, parti içi dengeler ve 2023 vizyonu açısından önemine binaen yapılan yorumların ötesinde Türkiye’nin, 2023 ve sonrasına yönelik stratejisinin bu kongreden çıkacak sonuç bildirisiyle şekilleneceğinden söz edene rastlamak neredeyse imkansız.
Batı ve doğu stratejileriyle birlikte uluslararası alanı kapsayan Türk diplomasisini bekleyen süreç dahil olmak üzere askeri, enerji, ekonomi, savunma ve daha bir çok konunun AK Parti Büyük kongresi ile ilişkili gelişecek ayrıntılar bakımından önemli.
Dudak bükerek; ”Türkiye, AK Parti ile mi anılıyor?” sorusunun… Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile anılıyor! Cevabını içine sindiremeyenler hiç değilse gerçeğin kendisini ile yüzleşmeyi bilmeliler ve becermeyi denemeliler.
***
Dağlık Karabağ!…
Önümüzdeki sürecin uluslararası gündeminde ilk sıraya oturacak gibi görünüyor.
Rusya, İsrail, Azerbaycan ve Ermenistan dörtlüsünün, İsviçre’de aynı masanın etrafında bir araya gelerek kurdukları Karabağ Petrolleri üzerine teşkil ettirdikleri anlaşmadan söz ediyorum.
Hatırlatma; Devletler vardır, devletlerin hükümetleri vardır ve bunların derin devletleri de vardır!
İsviçre’de, Ermenistan’ın kaybedeceğini bile bile Azerbaycan’a saldırma kararını almak ve sonucunu tesis etmek için aynı masanın etrafında bir araya gelenler, bu devletlerin hükümetleri değil, derin devletleriydi. Diyelim ve dahasını sonraya bırakalım.
***
Mütercimlerin ve ADD nin dillerinden düşmeyen o meşhur algı sloganı; ”Türkiye, İran mı olacak?”…
Bir zamanların en önemli ve kapsamlı bir o kadar da hain algı operasyonunun sloganıydı.
Bunu dillendirip, her fırsatta ortaya atıp bundan nemalanmak isteyenler; Toplumun sinir uçlarını bu slogan üzerinden biçimlendirmeye gayret edenler ve hala bu kapsamlı planlarından vazgeçmeyenler…
Hani var ya; Laik, Atatürkçü çevrelerin Mütercimi diye bilinenler… Tane tane, düzgün Türkçeleriyle kombin cici giyimli kafası ayna tıraşlı bileklerindeki boncuklarla milletin karşısına geçip ahkam üstüne ahkam kesen ama diğer taraftan derin İran’la bağlantıları olan… Bu Mütercime bir sorsak mı acaba, İran’daki Uzun Molla ile ahbaplıkları ne alemde, hala alış verişleri devam ediyor mu?
Atatürkçü Düşünce bağlamında kendilerini eşsiz ve benzersiz görenlerin arasında bugün yaşları epeyce ilerlemiş bir kaçının pasaportlarındaki İran gümrüğünden vurulmuş mühürlerin yer aldığı sayfalar!… diyelim ve bu konuyu da daha sonra hatırlamak ve hatırlatmak üzere ilerideki yazılara devredelim.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!