Eleştirilerini ve analizlerini her zaman saygı çerçevesinde, tarafsızca ortaya koyan ve bunları karşısındakine yine aynı saygınlıkta yöneltmeyi başaran ender insanlardan değerli bir kardeşim, Ali Gültekin…
Dünkü yazıma dair bana gönderdiği mesajında; ‘‘abi AK Parti muhalefete hazır mı? başlıklı bir yazı yazsan” ricasında bulunmuş.
Böyle bir analiz yapmak için bilinmesi gerekenin, AK Parti tabanında yer alan kitlenin dünden bugüne asırlık bir muhalefet geleneğinden geldiğini iyi bilmesi olmalıdır. Bu tespit işin ideoloji tarafı diye pas geçilemeyecek kadar önemli bir ayrıntı. Bakmayın elli yıl dediğime, en az yüz yılı var bu meselenin ancak ayrıntılarda boğulmamak gerekli.
Siyaseten mi?… Meseleye o yönüyle bakalım.
AK Parti, muhalefet yapamaz!
Siyasi manada değil ancak partinin sosyolojisi buna imkan sağlamaz. Kurulduğu gün iktidar olmuş bir siyasi parti bunca yıllık iktidar yürüyüşünün ardından iç dinamikleri bakımıyla bunu kaldıramaz. Örnek mi, ayrılanların halleri ve siyasi olarak mevcut durumları ortada!
Temel yanlış algıyı kestirmeden düzeltmek gerek… O da AK Parti ile ANAP benzetmesi üzerinden yapılan değerlendirmeler hatası. Bu uzun gidecek ve sonuç olarak meselenin özüne yarar sunmayacak avam bir benzetmeden ibaret hiçlik içeren basitlik.
Evet, zaman zaman ağızların tadını kaçırtan işler olmuyor değil. Oldu, oluyor ve olacak.
İşte bu durumlar karşısında ortaya çıkan bir irade var ki, toplumun hiç alışık olmadığı bir olgu…
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan! faktörü.
Türk halkı, siyasi veya genel üzerindeki hatalarıyla karşı karşıya yüzleşebilen ve bunu halkından saklamaya tenezzül etmeyerek yürek ferahlığı ile yine halkıyla paylaşabilen bir lideri ilk defa gördü.
”HATA YAPTIK, EVET KANDIRILDIK, SAMİMİYETİMİZ İSTİSMAR EDİLDİ VE BUNDA BÜYÜK HATA SAHİBİ OLAN BİZİZ” diyebilen bir lider.
Alavere, dalavere işler mi?… İhaleler, iş takipleri, akçeli işler falanlar filanlar. Evet doğrudur bunlar da vardır bu işin içinde. Yok diyen ya salak yada yalancıdır. Ancak zarf bir yana mazrufun içeriği esastır. İşin içine siyaset ve siyasi erk genel veya yerel manada girdiği zaman ”bal tutan parmaklar” her yerde, her devirde ve her siyasi oluşumda olur.
On yıllardır, iktidarların ve ezberletilmiş tarihi çarpıtmaların gölgesinde türlü dışlanmışlıklara ve dahi zulümlere gark edilmiş bir hareketin gerçek sahipleri olanlar… İnançlarına, halklarına ve vatanlarına hatta hatta dünyadaki tüm mazlumlara yönelik ödevlerini siyaset yoluyla yerine getirmeyi başarmışlar. Mesele bu kadar basit.
AK Parti’nin iktidar ömrü nereye kadar?
Bırakalım artık bu ”zamanın sonunu biçme merakımızı”.
Olanı tüketmek, gideni yolundan çevirmek… En kötü alışkanlığımız.
AK Parti veya bir başka siyasi oluşum ile bunun içindeki figürler bugün varlar yarın yoklar.
Mesele çok daha yüce ve çok daha derin.
Cevapta çok basit;
TÜRKİYE’NİN VE TÜRK HALKININ BEKASI İÇİN KİM, NE ZAMANA VE NE KADAR GEREKLİYSE O KADAR!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!