Anlaşılan o ki, ANLAŞAMAYACAĞIZ!…
Nedeni, anlaşılmaz olduğumuzdan değil.
Anlamak için dinlemek yerine, laf altında kalmamaya şartlanan beyinler!
Oysa anlaşılması, kavranması zor olan yani soyut şeylerin aksine gayet somut ve algılar yerine olgulardan söz etmiyoruz.
Diğer taraftan bakıldığında anlaşmak zorunda da değiliz. Kabullenmek zorunda ise hiç değiliz.
Ancak ANLAMAK zorundayız.
Hatta anlamayı bile bir tarafa bırakıp, BİLMEK gibi bir kaçınılmazlığımız olmalı.
Bildiğini inkar etme noktasında olduğumuzu fark ettiğimiz andan itibaren ise; Egonun hükmettiği zırnana cahil birer yaratık haline geliyoruz ki, bu da bizi gerçeklerden tümüyle uzaklaştırıp öncesinde BAĞNAZLIĞIN hemen arkasından YOBAZLIĞIN pençesine atıyor.
Neredeyse her alanda aşırı biçimde TAHRİK edilerek, toplumsal değerler bütünlüğümüzden her geçen gün ayrıldığımız/ayrıştırılmamız yetmezmiş gibi TATMİNSİZLİK üzerine kurgulanan ve yönlendiren GÜRUH haline getirildiğimizi fark etmiyoruz hatta bunun farkına varmamak için ”elimizden gelen her türlü direnci sergilemekten geri duramıyoruz.”
Uzlaşabildiğimiz tek bir konu, alan, saha örneği verebilmemiz neredeyse imkansız.
Çünkü başında da belirttiğimiz gibi; Hepimiz, fertler olarak uzun zamandır ”HERBOKOLOG” olarak kodlandık!
Hatta doğru yönde, yanlışa karşı gerçek manada inandığımız ölçülerde ve değerlerde sarsılma hissettiğimizde silkelenerek gereken tepkileri yönlendirip/ vermekten bile aciziz. O kadar ki, hayattaki durduğumuz yer bakımından, eğitim düzeyimize, tecrübeli olduğumuz sahalardaki deneyimlerimize, inançalrımızın bütünlüğüne ve milli/ manevi değer yapımıza rağmen; Karşımızdaki bir yana, kendimize yöneltmemiz gereken tepkileri dahi veremez haldeyiz.
Sonuçta getirildiğimiz/geldiğimiz bu noktadayız.
Toplumsal uzlaşıdan uzak ve hiç bir alanda hiç bir konu üzerinde anlaşamayan sen, ben, o ve biz.
Siyasi parti üyesi gibi futbol takımı taraftarlığı, futbol takımı taraftarlığı gibi siyasi parti üyeliği…
Sapla samanın birbirine girdiği, ideolojileri terk etme pahasına tarafkirlik; Sürekli bir iddia ve hız kesmeyen harisliğin sonucu olan tavan yapan egolar!…
”Tüm bunlardan nasıl bir sonuca varmalıyız?” derseniz;
Cevabım, ”HİÇLİĞİMİZE DÖNELİM!” olur.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!