Jakobenizmin toplumsal despotizmini halkın algısına eklemleyerek muhalefet düzeneği oluşturma fikrini strateji zannediyorlar.
Tıpkı Fransız İhtilali sonrasındaki Robespierre gibi… Siyasi motivasyonu ”kışkırtma” yoluyla tesis etmenin peşindeler.
Başarılılar mı? Evet.
Çünkü, bilmediğine inanmak, bildiğini inkar etmekte ehil olan geniş bir kitleye hitap ettikleri için bunu kolaylıkla başardılar.
Alanı dolduran kitle, Galat-ı Meşhur yani doğru bilinen yanlışları ”fikir” diye satın alıp, ”bilgi” diye özümsemeye öylesine aç ki, Kuran-ı Kerim‘deki nankörlük etmemek üzerine yer alan 33 Ayet‘ten tek bir tanesinden haberdar olsalar akılları başlarına gelir gelmesine ama işte ortada kocaman bir AMA! var.
Haydi gelin onların dilinden, ”çağdaş ve aydın” ve tabi entelektüel çerçeve jargonuyla bakalım.
En önemli ve tek vaadinin ”yargılamak, cezalandırmak” olduğu bir muhalefet bloğuna halk ne kadar ve neden güvensin ki? Yukarıdaki Robespierre örneğini bu hilkat garibesi muhalefet yaklaşımından dolayı vermiştim.
Muhalefet bloğuna eğilimi olan veya muhalif kesime mensup sıradan seçmene soralım…
Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu’nun, Kaftancıoğlu’nun ve Selahattin Demirtaş’ın her fırsatta sıklıkla hatta partilerinin tüzüğüne yazdıkları, şart olsun, and olsun diye altını çizerek mutlaka yerine getirme sözü verdikleri; AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTI! neymiş, neyi içeriyormuş, ne demekmiş, Türkiye’de uygulama biçimi nasıl olurmuş, uygulandığında ne olurmuş?…
Merak ettiniz mi, araştırdınız mı bununla ilgili bilginiz var mı, bunu and olsun şart olsun namus sözü diye veren siyasetçilere oyunuzu vermek istermisiniz.
Ardından söylemekten dilimiz kurdu, yazmaktan parmaklarımız uyuştu; 10 ARALIKÇILAR! diyoruz, onların hazırladıkları ve uygulamak için sizin oylarınız sayesinde iktidar olmak zorunda oldukları Anayasa Taslağı diyoruz.
Bir zahmet edin, şu hazrete bir satır yazın ve çıkanı okuyun. İçinize sinecekse, damarlarınızdan akan asil kana hitap edecekse ve Atatürk’e olan bağlılığınıza sekte vurmayacağına inanacaksanız ”Eyvallah” sözümüz olmaz.
İşte buda işin Galat-ı Meşhur dediğimiz doğru bilinen yanlışlar kısmı diyecez demesine ancak ortada bu manada bilinen hiç bir şey olmadığı için bir şey diyemiyoruz.
Muhalefet bloğu diye bir araya gelen siyasi partilerin kendi aralarındaki, Ambiguity’i yani anlam belirsizliklerini tabanları yalayıp yuttular. İşin o kısmına zaman harcayarak CHP başta olmak üzere diğerlerinin geleneksel, vatan sever, milliyetçi laikçi tabanlarını daha fazla rencide etmenin gereği yok.
Ana kaynakları kendi içinde ayrı ama anlam bütünlüğü açısından tek; vatan severlik, laiklik, milliyetçilik, dini bütünlük Atatürkçülük olan derlerin yatağını çevirerek deniz yerine kendi barajlarına akıtmaya çalışıyorlar.
Gözsterdikleri hedef, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Amaçladıkları hedefleri ise, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ!
Aralarındaki fark mı ne? … Fark yok!
Sözünü ettiğim; Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı ve 10 Aralıkçıların hazırladıkları Anayasa Taslağını okuyanlarla bu konuları tekrar konuşalım.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!