Masanın altında birbirlerini sürekli tepikleyen Kılıçdaroğlu, Akşener rekabetinde gelinen noktayı anlamak için Mayıs 2022 tarihine kadar geriye gitmek gerekli.
Ancak bizim o kadar yolu geriye gidecek vaktimiz olmadığı için sonuç odaklı yaklaşıp Mayıs’tan bu güne geçen sancılı hamilelik süreci sonrası doğan sakat bebeğe odaklanacağız.
Bir önceki Cumuhurbaşkanlığı seçiminde yaşananların ardından kendisine kurgulanan tezgahı fark edebilecek siyasi zeka refleksinden uzak olan Akşener, Kılıçdaroğlu ile arasındaki yüzde 50’lik söz hakkının 6’lı Masanın kurulmasıyla 6’da bire düşürüldüğünü fark ettiği tarih olan Mayıs 2022‘de masanın altından, İmamoğlu hamlesiyle Kılıçdaroğlu’na ilk tepiği atıyordu.
Bir kaç adım öncesinde CHP tabanına oynayan Akşener, İmamoğlu ile yetinmeyerek Mansur Yavaş alternetifiyle ikinci tepiğini savurarak iki isimden birisini Cumhurbaşkanı adayı olarak sahaya sürmeyi başardığında CHP tabanında onarılması neredeyse imkansız boyutta gedik açacaktı.
Akşener’in amacı mı? Meclis çoğunluğunu elde ederek ANA MUHALEFET LİDERİ OLMAK!
Saraçane şovu sonrası sabrı taşan Kılıçdaroğlu, her birine Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve en az birer bakanlık ile CHP listelerinden yeter miktarda Milletvekili sayısı vaad ederek masaya oturmaya ikna ettiği diğerleriyle bir olup Akşener’e sağlam bir masa altı tekmesi atmanın zamanı geldiğine karar verdi.
Diğer taraftan Rifkin çıkışıyla Akşener’e attığı tepik Kılıçdaroğlu’nu tatmin etmemişti.
Yaşar Okuyan‘ı züccaciyeci dükkanına giren fil benzetmesinde olduğu gibi kurguladığı tezgaha dahil eden Kılıçdaroğlu, Akşener’in karakteristik zaafını kullanarak onu tahrik etmenin yolunu çoktan keşfetmişti.
Oskar’da dalı olsa figüranlık Oskar’ını en fazla kazananlar listesinde yer alacak tiğniyetteki tecrübesi ile Yaşar Okuyan kendisinden beklenen performansı geçmişten gelen deneyimleri sayesinde ustalıkla sergiledi.
Oyunun adı; ”Madem öyle gel böyle”…
Akşener karşılık vermek zaruretinde kaldığının farkındalığı ile ”Uçurum Stratejisi” diye bilinen ”ben uçurumdan atlayabilirim ama senide birlikte aşağı çekerim.” kozunu ortaya koydu.
Kılıçdaroğlu, Akşener; İşgal edecekleri topraklara nükleer bomba atıp elde edecekleri topraklarda geriye hiç birşey bırakmamayı göze alma noktasına gelmişlerdi.
Son toplantıda olanlar mı?
Kanatlılar familyasından olmasına rağmen uçma kabiliyeti olmayan tavuktan farksız masadaki diğer dört figüran, Kılıçdaroğlu’nun kendilerine vaad ettiği rüşveti tepmeyi göze alamayarak, senaryo gereği Akşener’e karşı rollerinin hakkını verdiler.
Sonrasındaki yaşananların hepsi teferruattan ibaret kayda değer olmayan karşılıklı hakaretler, suçlamalar falan feşmekan.
Günün sonunda anlaşıldı ki,
Birlikteliklerinin adı ittifak falan değil, bildiğimiz koalisyon tezgahıymış.
Çünkü Pazarlıklar, vaatler, makam/koltuk paylaşımları koalisyon öncesi gündeme gelir.
İttifak ise;… Cumhur İttifakı örneğindeki TÜRKİYE YÜZYILI gibi tek ve ulvi amaca yönelik koşulsuz birlikteliğe katılmaktır.
Sonuç?
İşte bu bölümü analiz edip yorumlamak için siyaset stratejisti veya siyasi analist olmaya gerek yok.
”Ne yerse yesin” tavsiyesinin ne demek olduğunu bilen herkes, Sonuç bölümünü hiç zorlanmadan yazabilir.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!