HDP ile CHP arasındaki kurulan ittifakın, ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ üzerinden sağlandığını defalarca yazdık, anlattık.
Bu ittifakın HDP kanadında PKK’nın, CHP kanadında ise 10 Aralıkçılar adıyla bilinen CHP içine Deniz Baykal sonrası monte edilen isimlerin destekledikleri marjinal sol/sosyalist gurupların yer aldıklarını sürekli dile getirdik.
‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ …
1988 Yılında Türkiye tarafından da imzalanan, 1992’de mecliste kabul edilerek 1993’de yürürlüğe giren 12 maddeden oluşan bu şart Avrupa’da 47 ülke tarafından imzalanmış ancak Türkiye, Avusturya, Fransa, Belçika, İngiltere, Yunanistan, İtalya, İsveç ve Danimarka gibi 34 ülke tarafından bazı maddelerine şerhler konularak kabul edilen sözleşmenin adıdır.
Türkiye’nin on maddesine şerh koyarak imzaladığı ve meclisinden geçirdiği bu Şart’in 12 maddesinde belirtilen şekil ve ölçüde kendilerini maddelerle bağlı kabul edeceklerini taahhüt ederler. Özerk yerel yönetimler ilkesi ulusal mevzuatla ve uygun olduğu durumlarda anayasa ile tanınacaktır.
Kılıçdaroğlu başta olmak üzere Kaftancıoğlu ve İmamoğlu her fırsatta bu şartı derhal yürürlüğe koyacaklarını ve Türkiye’nin koyduğu şerhleri de ortadan kaldıracaklarını ilave ederek, bunu ittifak halinde oldukları HDP/PKK/Kandil tarafıyla birlikte ayrılıkçı marjinal sol örgütlere vaat olarak sunmaya devam ediyorlar.
Türkiye’yi 25 ayrı özerk bölgeye ayırmayı öngören bu kesim; aynı zamanda her özerk bölgenin kendi valisini, kaymakamını emniyet güçlerini, savunma birimlerini hatta kendi bayrağını belirlemeyi öncelik olarak kitlesine ifade ederken yönetimsel bakımdan merkezi yönetime sözde bağlı ancak uluslararası ilişkilerde mali, sosyal, kültürel alanlardaki ilişkiler ve temaslarda bağımsız haraket edebilmenin… Dolaylı biçimde BÖLÜNMENİN dahi ötesinde farklı devletlerin oluşturulmasının önünü açan ilk adım olarak benimsiyorlar.
Kamuoyuna bu haliyle sunulmadan, mesajın ilgilisi olan ”dahili bedbahlara” göz kırpma biçimiyle vaat edilen bu şartın çekince konulan maddelerindeki çekincelerin kaldırılarak uygulanacağının dile getirilmesi SEVR! in dahi önüne geçen vatana ihanetle eş değerdir.
Kılıçdaroğlu’na Cumhurbaşkanlığı adaylığında oy verecek olanlar;
Sandığa atacakları her oyun bu ihanetin altına attıkları kendi imzaları olduğunun farkındalığı ile sandıklara gitmelidirler.
Bu bir beka ve milli güvenlik sorunudur ki, dile getirilen vaatler bölümünde kamuoynun dikkatinden kaçırılan ayrıntılarının bilinmesinde/öğrenilmesinde öncelikli gereklilik barındırmaktadır.
14 Mayıs seçimi için, ”dünyanın en önemli seçimi” vurgusu yapan batılı merkezlerin bu seçimi neden bu kadar öncelediklerini buzdağının altındaki gerçekleri görerek ve o gerçekler üzerinden analiz ederek daha net anlayabiliriz.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!