Çok sürmez, bir seçim dönemi sonra siyasi partilerin il,ilçe teşkilatları birer masadan ve bir kaç koltuktan ibaret ön büro haline getirilerek zaten olmayan yetkinlikleri ve etkinlikleri tümüyle rafa kaldırılır.
Mevcut uygulamada zaten öyle değil mi?
Genel merkezlerin belirlediği Milletvekili, belediye başkan adayları, atamalarla göreve getirilen il/ilçe başkanları… Üyelerin, delegelerin hiç bir söz, rade koyma haklarının olmadığı uygulama.
Dostlar alışverişte görsün misali sözde demokrasi kandırmacasının açık tanımı;
Siyasi partiler kanununda veya parti tüzüğünde yer alan, üyelere ‘siyasi mastürbasyondan’ öte etki ve yetki vermeyen bu işleyiş genel merkezlere sağladığı imkanın karşısında, halkın siyaset kurumuna ve siyasetçiye olan güvenini, saygısını ortadan kaldırmıştır.
Genel merkezin gönderdiği Milletvekili adayı seçiliyor. Gelgelelim vekili olduğu ne ilin nede ilçelerinin hiç bir beklentisinden, hiç bir konusundan haberi dahi yok!… Hatta Milletvekili seçildiği ilin merkezinde, ilçesinde, beldesinde, köyünde doğmamış, yaşamamış oralara yolu bile düşmemiş.
Ya peki, nasıl o ilin milletvekili seçilmiş?
Yüzlerce koyunun olduğu bir sürü hayal edin. Aynı sürü uçurumun ucuna gelsin. Sürünün en önündeki bir kaç koyun uçurumdan atlasın. En öndeki koyunların atladığını gören sürüdeki diğer koyunların ne yapacakları malum.
Katılımcı Demokrasinin üzerinin çizileli çok olduğu halde;
Partilerde yerel yöneticilerin başkan! olma hevesleri neye bağlanmalı? Sorusunun o kadar çok cevabı var ki, yazmakla bitmez.
PARTİLERİN İL, İLÇE BAŞKANLIKLARINI BEKLEYEN AKIBET…!


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!