Siyasetin sükunet içinde ”çekişmeden, eleştiriden, öneriden” uzak kendi seyrinde devam ettiği, kimsenin kimseye çıtını çıkartmadığı(çıkartamadığı), kimsenin diğerinin tavuğuna kış demediği(diyemediği), herkesin kardeş kardeş geçinip gittiği, iktidarın muhalefetin kim olduğu belli olmayan, yerel ve merkezi siyasetçilerin sanki bir konsansyum içindeymişçesine kamuoyuna karşı üç maymunu başarıyla sahnelediği, siyasetin/siyasetçinin halktan/seçmenden olabildiğince kopuk biçimde kendi ajandalarını uyguladıkları, yerel/merkezi icraatlar bakımından eksik bir yana yapılan veya yapılamayan yönüyle eleştiriden azade fakat arada sırada dostlar alışverişte görsün misali çatlak ve yarım yamalak/göstermelik uyguladıkları siyaset yapma ”olgunluğuna” sahip, siyasetçilerin karşılıklı rekabeti seçimden seçime veya kendi partileri içindeki alan kazanma mücadelesi ile muteber şehir olan;
”TEKİRDAĞ’da yaşamanın keyfi diğer seksen ilin hangisinde vardır(?)”
Yerelde iktidar olandan da, merkezi iktidardan da birbirlerinden, karşılıklı memnuniyetleri hat safhada(!)
Tekirdağ’daki siyasetçilerin/siyaset kurumunun kendi aralarında süren uyum düzeni karşısında;
”Basın, gazeteciler nerede?” diye soracak olursanız…
İstisnaların dışında, iki arada bir derede kalan yazılı, görsel basın da bu döngü karşısında şaşkın.
Çünkü kamuoyunu bilgilendirmek, haberdar etmek üzere bir olgu/konu ile ilgili gerçekleşmeden veya gerçekleştirdikten sonra refleks ortaya kormaya çalışmak bıyık/sakal örneğindeki gibi o kadar zor ki, emek koyup araştırdığınız konuya dair diğer taraftan hiç bir tavır gelmediği gibi ölü taklidi yapanlar karşısında ortada kalan o haberi yapan, yazan, kamuoyuna duyuran kısacası üstlendiği kamu görevini yerine getiren gazeteci kendi kendinin başının çaresine bakmak zorunda kalıyor veya bırakılıyor.
STK’lar mı?
”Halleri içler acısı..!” zannetmeyin.
İstisna kabilinden bir kaçı hariç, ya siyasi ikbal uğruna ya da egolarını tatmin adına süprülmüş harmanada dönüp durdukları sırada, ama az ama çok irili ufaklı elde ettikleri bal küpünden sadece yalamak için parmaklarını çıkartanlar topluluğu. Onlarda çıktıkları bu yolda A’sı, B’si, C’si ayırt etmeden pruvalarını esen rüzgarın yönünde belirliyorlar.
İş Çevbereleri..!
Mevcut şartlar altında çarklarını çevirmeye çalışan, vergisini zamanında ödemeye yatırımını genişletmeye yönelik gayret sarf eden ”hakiki olan” iş insanlarının dışındakiler; öyle böyle elde ettiklerinin konforunu çıkartmaktan başka dertleri yok. Çoğu ya Bulgaristan’daki ya da KKTC’deki casinolarda veya vakti zamanında hayallerini süsleyen orası senin burası benim dolaşıp sosyal medya paylaşımı peşindeler. Her biri uyum içinde geçinen ya muhalefetin ya da merkezi iktidarın kayığına ucundan kenarından tutunup yellenen tipler.
Başlıca dinamikleri bu tertip üzerine işleyen TEKİRDAĞ‘da;
Dünden bugüne bakıp yarına projeksiyon tutmanın kolaylığını varın siz tahmin edin.
Bürokrasiyi neden yorumlamadığımızı sorarsanız;
Onlar bugün varlar yarın yoklar da o nedenle üzerinde durma gereği duymadık.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!