Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin‘in görev süresinin dolmasına yaklaşık dokuz ay gibi bir zaman olmasına rağmen, Şahin’nden sonraki rektörün kim olacağına dair Tekirdağ’dan Ankara’ya ve Ankara’dan Tekirdağ’a uzanan kulis koridorlarında ciddi kıpırdanmaların olduğu gözleniyor.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi‘nde rektörlük makamının zaman zaman aktüelitenin ilgi alanı olarak ulusal basında ve özellikle sosyal medya mecralarında yıpratıcı şekilde yer almış olmasına rağmen asıl meselenin bu olmadığını, Rektör Prof. Dr. Mümin Şahin‘in bazılarının ikbal ve rant beklenti yollarını tıkaması nedeniyle üzerine oynanan türlü entrikaları ne şekilde savuşturduğu konularını bir kenara not ederek devam edelim.
Tekirdağ’daki yerel siyasetçilerin, Milletvekillerinin, parti içindeki ”ağabeylerin” hatta sivil toplum kuruluşlarının bazılarının ”bizim adamımız” diyerek NKÜ’nün içinden ve farklı üniversitelerden öne sürdükleri bir kaç rektör adayının ismi daha şimdiden dillendirilmeye başlanmış.
Rektörlüğü stratejik görerek refleks göstermek isteyen siyasi çevrelerin beraberinde ilerlemelerini sürdüren guruplar; Üniversitenin tarım, gıda, tıp ve mühendistlik alanlarındaki potansiyelini kendi ikballerine açık biçimde kendilerine bağlamak istiyorlar. Çünkü rektör kimin doçent, kimin profösör olacağını hangi projelerin destekleneceğini, hangi derneklerin kampüse girebileceğini belirliyor. Bu da bazı matematikleri belirleyici en önemli etki alanı demektir.
Üniversiteler, gençlerin geleceklerini şekillendirdikleri yerlerdir. Ancak siyasetçilerin ”benim adamım”, kulislerin ise ”bizim adamımız” anlayışı ile belirledikleri yeni rektör, koltuğu ile birlikte kampüsün arka kapısından içeri sokulup makamına oturtulduğunda, gençlerin geleceklerinin belirlendiği üniversite malesefki ”kulislere” ve siyasetçilerin ikbal beklentileri doğrultusunda şekillendirdikleri yapılara kurban gidiyor.
Algılara göre; Rektörlük makamının sadece idarecilik pozisyonundan öte; Bütçe, kadro, ihale ve siyasetin ”etki lanı” olmakla birlikte yerel siyasetçiler için adeta ”yatırım aracı” durumunda.
Kamuoyu tarafından dile getirilen genel kanı; ”Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde başlatılan bu süreç ne yazık ki, akademiden daha çok siyasetçilerin emellerini yansıtıyor.” biçiminde daha şimdiden şekillenmiş durumda.
Tüm imkanlarına rağmen hiç bir alanda tam manasıyla odaklanması sağlanamamış olan Tekirdağ’ın hiç değilse bilim şehri olarak anılmasını istiyorsak; Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörünü yerel siyasetin köşe başlarını tutumuş olan siyasetçilerin değil liyakatın belirlemesi gerekir.
Aksi halde; Siyasetçilerin belirledikleri yeni rektör göreve getirilecek ve o da göreve ”siyasi borçla” başlayarak, görevde kaldığı sürece o borcu ödemekle uğraşmaktan akademiye zerrece katkı sunamayacak.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!