n”Duymayan, görmeyen, konuşmayan” üç maymun metaforundaki soyut olan bir düşünceyi somut haliyle analatabilme amacındaki yoğunluk görselinde olduğu gibi; İnsanları da mışlar, mişler, muşlar ve cekler, caklar üzerinden konsolide ederek düşünebilme, araştırabilme ve analiz edebilme yeteneğinden uzaklaştırarak manipülasyona açık hale getirebilmek…
Türkiye’de muhalefet tabanını somuttan soyuta evirerek hatta uzaklaştıarak toplumal iteatsizliğe yönlendiren enstrümanların sayıları o kadar çok ki, bu sayede olguların üzeri ustalıkla ve ivedilikle örtülüp hedef kitleler kısa sürede algılarla yönlendirilebiliyorlar.
Sınırları olmayan labirentin ortasında çaresizce çırpınarak çıkış arayan güruh haline getirilen muhalif kesim; ilkesel bütünlüğünden olabildiğince uzaklaştırılmış kitleler halinde ve sadece protesto aparatı olarak kullanılmaya ikna edilişinin ”konforuna” boyun eğmek zorunda.
Bugün, dün olduğu gibi ve yarın da olacağı muhakkak akıbetini öngöremeyen, kendisini muhalefetin ”etkin gücü” zanneden dededen, babadan ezberlediği kodlarla refleks gösterip bugün kendisine enjekte edilmiş ”mışlar, mişler, muşlar ve cekler, caklar” takılarının peşinde savrulanlar, nasıl bir metaforun içinde oyalanıp ”gibilerin” yoğunluğunda kandırılıp oyalandıklarını bir türlü fark edemiyorlar.
O malum sınırları olmayan labirentin ortasında kendilerini çıkışa yönlendireceğini umdukları her figür, her karşılarına çıkan umut birlikteliği olan oluşumlar günün sonunda ya hain ilan ediliyor ya da dönek!
Neden?
El cevap;
Sen maymun olmayı kabullenmişsen; Ağızını kapatan, gözünü bağlayan, kulaklarını tıkayan çok olur da ondan.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!