Tarihten bugüne mi yoksa bugünden tarihe mi yetmedi tarihin ışığında bugünün eşliğinde geleceğe mi bakalım?
Diğer taraftan, dini inanç bütünlüğüne sahip insanların inandıkları kutsal kitapların; Kur’an-ı Kerim’in ”OKU”, İncil’in ”SEV”, Tevratın’da ”YAŞAT” olan ilk emirleri popüler birer özdeyiş olarak ifade ediliyor bile olsa, inanç sahiplerinin kutsal kitapların özündeki bu emirlere uygun yaşamadıklarını vurgulamak haksızlık sayılmasa gerek.
İnanan insanların kutsal kitaplarındaki ilk emirleri dahi yeterinde ve gereğince yerine getirmediği/getiremediği koşullar göz önünde bulundurulduğunda; Tarih bilincini önceleyerek bugünden geleceğe projeksiyon tutmayı önermek çok iyimser olmanın yanı sıra çoktan da çok ”aptalcılık” olarak mı algılanır?
“Sussan olmuyor, susmasan olmaz”!
Diyemiyoruz ki, böyle başa böyle traş, herkes bildiği gibi yapsın bildiği kadarıyla yetinip bildiği kadarıyla yaşasın…
Çünkü bilginin ”güç” olmaktan çıkıp ”silah” olduğunun bu silahında top, tüfek, tabanca, roket, füze, tank, uçak olmayıp; İnanç bütünlüğü içinde vaad edilmiş onurlu yaşamların tesisi için gerekli olan temel niteliklerin sağlanıp hayata aktarılması adına OKUMANIN, SEVMENİN ve YAŞATMANIN temel ilkesi olduğudur.
Haşa…
Allah’ın emirlerine direnenlerin yolundan, belirledikleri şartlarda yürümeyi ”bilgiden vareste” ilerlemeyi kabulenip, onların kibirlerine hizmet etmeye devam edersek;
Ne mi olur?
Dün olduğu bugün devam ettiğ ve yarına aktarıldığında olacağı gibi;
Herkes ”ebesinin taburesini” (örekesini) görmeye devam edecek.
Hodri meydan!
Okumamaya, sevmemeye ve yaşatmamaya devam(!)


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!