Fareli Köyün Kavalcısı, Almanya’daki Hemelin köyünü istila eden fareleri, sihirli kavalı sayesinde çaldığı ezgilerle nehre götürüp boğulmalarını sağlayarak köyü kurtaran gizemli kavalcının, köyün belediye başkanı ile aralarındaki anlaşmaya uyulmayıp kavalcıya söz vertdiği altınları vermemesi sonunda, kavalcı bu sefer köyün çocuklarını peşine takıp aynı fareler gibi götürmesinin hikayesi…
Her köyün veya kasabanın benzer hünerleri olan, gizemli diye tanımlanan ünlü/ünsüz birileri mutlaka vardır.
Yine bir yerin bir yerinde, BİZİM KÖY isminde bir köy varmış…
O, Bizim Köyün de gizemli olmayan ancak ünlü olan bir semercisi varmış!
”Bizim köy”ün bu semercisi, onu sevseler de, sevmeseler de köyün bütün eşeklerini karşısında mum gibi sıraya sokmasıyla ünlüymüş. Çünkü öyle güzel semerler yaparmış ki, eşekler onun yaptığı semerlerin sırtlarına vurulmasını ”eşekliğin en büyük onuru” olarak kabullenirlermiş. Semerciyi kızdırmamak için tek bir haraketiyle hizaya gelmek için biribirleriyle yarışırlarmış.
”Bizim Köy’‘ün semercisi, sıraya soktuğu köyün eşekleri bir yana, ”Bizim Köy” de yaşamayan farklı farklı köylerin de eşeklerine semer yapıp, semer vurmakta etkili/yetkili/becerikliymiş.
Öykü, masal, rivayet, efane bu ya; anlatılıp aktarılanlara göre…
Semerci, eşekleri cinslerine ayırıp katagorilerine göre sınıflandırıp hangisine nasıl bir semer yakışacağının kararını ustalığının mahireti olarak tıpa tıp ölçülerde belirlermiş.
Yine bu semerci, eşeklerin taşıyacakları yükün cinsine veya ağırlığına göre değil, yükün pahası üzerinden belirlediği semerlerle donatırmış.
Fakat;
”Bizim Köy’‘ün bugünkü semercisinin karşısında el pençe durup boy sırasına giren eşekler var ya o eşekler, dün de aynı eşeklerdi ve dünün semercilerinin karşısında da aynı disiplin içinde o günün semercisinin emrine amedeydiler.
Bu antremanlı/eğitimli eşekler, sözde taşımaya talip oldukları yükün çok daha fazlasını elde edecekleri cafcaflı semerlerin sayesinde sağlayacakları avantajlarla miğdelerine indirecekleri arpaların peşindedirler.
Eşekler, biribirlerini hiç sevmezler. Gözleri biribirlerinin semerlerindedir. Bir diğeri öbürünün semerinin cafcafı sayesinde elde edeceği arpaları dert eder. O nedenle de semerciye daha biraz daha fazla itaat eder ki, semerci onu diğerlerinden daha çok sevsin ve kendi semeri diğerlerinin semerinden daha gösterişli olsun ve bu sayede daha fazla arpaya kavuşsun.
”Bizim köy”ün semercisi, eşeklerin hallerini, haraketlerini, tavırlarını, beklentilerini, amaçlarını öylesine iyi bilir ki, teker teker her eşeğe nasıl/hangi kalitede, gösterişte semer vuracağını; hangi eşeğin nasıl bir semerle ne kadar arpa elde edeceğini tecrübesiyle sabit bilir ve belirler. Eşekler istedikleri kadar tepinsinler, istedikleri kadar yaranmaya çalışsınlar hiç önemi yoktur, semerci işini bilir.
Öykü, masal, rivayet, efane; böyle böyle uzayıp gidiyor.
Fakat bu öyküde, masalda, rivayette, efsanede…
”Bizim köy”ün eşeklerinin cinsleri ne? Belirtilmemiş.
”Bizim Köy”ün semercisinin de adı sanı belirtilmemiş.
Okuyan herkes, eşekleri istediği cins eşek olarak adlandırıp semerciyi de istediği/düşündüğü/benzettiği herkesle özleştirebilir.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!