Yazdıklarımızı ve davet edildiğimiz farklı saygın ortamlarda dile getirdiklerimizi kendi meşreplerine göre değerlendirip, yorumlayıp, bizim tarzımızdan veya kullandığımız aktarım dilimizden rahatsız olanlar varmış.
Bizim analizlerimizin, tespitlerimizin veya yoruma açık öngörülerimizin bütünlük arz ettiği aktarımlarımızdan rahatsız olanlar; şapkalarının altında gizlemeye çalıştıklarının göz önüne serilmesinden rahatsızlık duyanlardır.
Ağaçta mahsur kalan kedinin kurtarılma haberi düzeyindeki sığılığı önceleyen bu anlayıştakiler için, ”Kral Çıplak” dendiğinde o kralın kendileri olduğu ve çıplak olanın da yine kendilerini tasvir ettiği gerçeğini kabullenmek kabul edilemez olabilir. Ama olmamalı.
Biz yazdıklarımızın toplum tarafından okunmamasını istesek, analiz veya öngörülerimizi kendimiz için yapıyor olsak, günlük tutarız ve olanı biteni kendi günlüğümüze yazarız… Bizim günlüğümüz yok. Ama aklımızda, zihnimizde biriktirdiğimiz kimi belgeli kimi de yazılı arşivimiz var!
Yorumlarımızın, analizlerimizin ve öngörülerimizin kamuoyu ile paylaşmamızı sağlayan tarzımızı veya aktarım dilimizi beğenmeyip alınganlık gösterip, refleks ortaya koyma yolları arayanlar buyursunlar! Aklımızdaki, zihnimizdeki kayıtlı arşivimizde onlarla ilgili olanları da onların tercih ettikleri ortamda, yerde, mecrada onlarla baştan sona 5N1K ve ötesindeki her türlü enstrüman eşliğinde gözden geçiririz.
Dağ başında hacet gidermek zorunda kalan kim olursa olsun, çevrede bulabildiği dalı, yaprağı taharet almak için mecburiyetten kullanabilir fakat ısırganla taharet almaz/alamaz. Çünkü kıçı başı her yeri dağlanır.
O nedenledir ki, bizim üslubumuzu beğenmeyip analizlerimizi, yorumlarımızı ve tespitlerimizi kişisel algılayarak küslük dozunda alınganlık gösterenler; ”Dost Acı Söyler!” den önceki o dostun tatlı söylemlerini neden dikkatli biçimde değerlendiremediklerini düşünsünler…
Bizim onlara hatırlatamız; Efelâ ta’kilûn! olur.
Diğer taraftan da, eninde sonunda birbirimizi anlayıp dinleyeceğimiz eski dostlar bir yana… bizden rahatsız olup farklı işlere meğil edenlere yönelik, Ramiz Dayı repliğindeki raconla meramımızı tamamlayalım.
”Kardeş! Bana bir şey yapacaksan, bana bir şey yapmadan önce şayet bana bir şey yaparsan, karşılığında benim sana neler yapacağımı düşün.”


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!