Vakti zamanında aynı derenin suyundan beraberce kana kana içenler şimdi ”sessizler”!
Yanisi şu; Bugünün hikayesi daha dünden yazılmış demek oluyor.
Fetullah Gülen üzerinden isimlendirilen, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ); Telin üzerine ilk ne zaman, nerede ve kimlerin ilk kuruculuğunu yapıp finanse ettiği yerde, zamanda çıkartıldı?
Bu soru cümlesindeki ifadelerin her birine; Kırklareli’den İzmir merkez vaizliğine atanan, Gülen, İzmir’de başka dernek veya vakıf yokmuş gibi ”gönüllü olarak” tercihen Kestanepazarı Derneği çatısı altında eğitmenlik ve belletmenlik yapmak için bir heves koşup gelip göreve başlamış olabilir? sorusunu da ilave ederek cevap aranmalı.
O zaman, Kestanepazarı Derneği Kuran Kursu’nun ilk kurucuları, finansörleri kimlermiş bir bakalım.
Zamanın önemli tüccarlarından Hacı Raif Cilasun öncülüğünde 1950 yılında kuruluyor. Cilasun’un dışında Salih Tanrubuyruğu, Nuri Sevil, Ahmet Tatari, Halit Seyfettin, Rıza İmren, Muhtar Türkekul gibi önemli (çalışma ve iş hayatına erkeklerin egemen olduğu dönemde) iş adamları ve zenginleri çok önemli maddi destek sağlayarak destek vermektedirler.
Bu isimlerin arasında finans desteğini en fazla sağlayan isim olarak Hacı Nuri Sevil çıkmaktadır ki, Hacı Nuri Sevil aynızamanda, dünürü Nejat Doğan’ın babası ünlü armatör Mehmet Doğan, Mustafa, Ali ve Ömer Koç’un anneannesi Suat Meserettçioğlu’nun babası Sadıkzade Aslan Kaplan’ın yeğenidir.
Suat Meserettçioğlu, Rahmi Koç’un 1957 yılında evlendiği Çiğdem Meseretçioğlu’nun annesidir. Hal böyleyken Rahmi Koç ve eşi Çiğdem Meseretçioğlu (Koç) 1970 yılında boşanmışlardır. Çiğdem hanım sonrasında Simavi ailesinin gelini olacaktır ve Çiğdem Simavi olarak bilinecektir.
Bu çizgi üzerinden devam edecek olan ailelerin biribirleriyle olan akrabalık ilişkileri uzar gider ve en az otuz sayfalık bir dökümana dönüşür.
Kimler yok ki; Has’lardan, Edin ailesine oradan Tandoğan’lara, Durusoy’lara, Trak ailesine, Gürani ailesine, Arıklı’lara, Yağcıgiller’e, Germirli’lere onlardan Simavi’lere ve oradan Türkiye’de faaliyet gösteren Alman ve ABD menşeli Vakıflara açılan en önemli kapılardan birisi olan Fuat Keyman üzerinden Keyman’lara, Kemal Derviş ve İpekçi aileleri üzerinden iddia odur ki bir biçimde Öztrak’lara uzanan Sabetay Aileler veya onlarla sıkı kan bağına evlilik yoluyla sahip olmuş olanlara değin ta ki, ”acı soğanları”da kapsayan çok ama çok uzun bir zincir yapı..!
Kısaca Fetullah Gülen’in İzmir’de Kestanepazarı Derneği’ne gönüllü olarak saplanışının ve aynı derneğin kurucularının ve finans merkezlerinin kısa bilgisini paylaştıktan sonra; Bağlarının ve akrabalıklarının 1923 sonrası cemiyet hayatının ”saklı seçilmişleri” olan ve yelpazenin her tarafını kapsayanların bugün dahi bu seçilmişlik olgusu üzerinde ne derce etkin olabildiklerine dair kısa ama etkili bir bilgi sunumu yapmış sayılalım.
Nerden nerelere geldik?…
İleriki takip eden yazılarımızda, National Endfowmenet for Democrcy (NED) ile Sabancı Üniversitesi arasındaki köprü görevi gören bağlantılarla diğer Türkiye’deki ABD ve CIA fonlarının yaygınlaştırılarak etki alanlarına değineceğiz.
Ezcümle;
Fetullah Gülen iblisi, sürülmüş ve önceden hazırlanmış panayır alanının ortasına gerilmiş telin üzerindeki cambazdır!
Ne var ki, bu cambaza bakan alıklar zaman içinde Vatan Haini olup çıkarlarken onlar olan bitene kapılıp gittiler gitmesine de ya biz!.. Biz sözüm ona uyanıklar, biz vatan severler, biz Ftullah iblisinin peşine takılmayanlar;
17/25 sürecinin sonrasında, Milletçe 15 Temmuz Destanı’nı yazdığımız gecenin sabahına kadar; Bizi kimler uyuttu?
O dönemde aynı dereden su içenler şimdi yine yeniden bize başka bir alanda kurmaya kıç attıkları başka tür bir maskaralığın peşine adapte etmeye çalışıyorlar.
Yazı Dizimiz Devam Edecek..!


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!