Hiç kimse üzerine basıp ilerlemeye çalıştığı izin neye/kime ait olduğunu bilmiyor.
Çünkü izleri bırakanlar, bıraktıkları izlerin kendilerine ait olduğunun bilinmesini istemiyorlar.
Alametten oluşturdukları devasa geminin içini bıraktıkları ayak izlerine bilmeden/anlamadan basıp onların gösterdikleri yoldan yürüyenlerle doldurabildikleri kadar hatta fazlasıyla tıka basa doldurmaya çalışıyorlar.
O alamet gemisinin içine tıka basa doluşanlar, kime, hangi akla, hangi amaca hizmet etmek için doluştuklarını bilmeden/sorgulamadan, nasıl bir kıyamete yöneldiklerinin farkında değiller.
Alamet gemisinin içi kin, nefret, ihanet, cehalet bataklığı.
Büyük başarı..!
Bu kadar nefret beseyen, bu kadar kindar, bu kadar sorgulama özürlü, bu kadar analetik zeka fukarası, bu kadar ihanete meyilli, bu kadar negatif, kitleyi bir araya getirebilmek takdiri hak eden önemli ve gerçek, yatsınamaz başarı.
İzlerin üzerinde ilerleyip alamet gemisine yetişmeye çalışırlara;
Neden? diye soruyorsun… ”Ama” diyor.
Niçin? diye soruyorsun… ”Ama” diyor.
Nasıl? diye soruyorsun… ”Ama” diyor.
Her ”Amanın” arkasından ya ”AKP” ya da ”Tayyip” diye devam eden, aynı kalemden çıkmış ve her birinin algılarına yerleştirilip dillerine yansıması sağlanmış olan basma kalıp, tornada üretilmişçesine muntazaman belirlenmiş, tek tip sözde argümanlar var.
Diğer taraftan da, yaldır yaldır yetişip tıka basa içini doldurdukları ”alamet” gemisiyle ilk seferi de değil. Her bir kaç yılda bir aynı kitle ve aynı gemi, aynı seferde hep birlikte defalarca karaya oturdular.
Bu seferde geminin YENİ olması dışında rotada farklılık yok.


YENİ PARTİ, DENKLEMDEKİ EŞİTTİRİN NERESİNDE?