Devlet’in siyaseti kontrol altına aldığını ve yürütme erkinin siyasi gündem içindeki rolü ile birlikte devlet otoritesinin iç ve dış gelişmelere nasıl yön verdiğini hala daha göremeyenler/görmek istemeyenler veya bu gerçeklikten rahatsız olup inkar söylemleri üzerinde ısrar edenler… eski Türkiye’deki atıl işleyişin üzerlerine baskıladığı alışkanlıklarını bir türlü üzerlerinden atamıyorlar.
Devlet Aklı’nın;
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha henüz 2004’te yolun başındayken, kollarını sıvıyarak girişeceği ”arınma refleksini” zamana yayılarak ve köküne inerek gerçekleştirilmesi gerktiği yönündeki tavrı gözden kaçırılıyor.
Devamında meydana gelen gelişmeler…
Erdoğan’ın bu refleksi ortaya koyabilmek için can attığını, gün saydığını fark eden başta FETÖ olmak üzere onların ve diğerlerinin ağababaları ise Erdoğan’ın kararlı tavrını sezip/haber alıp Türk halkı üzerinde algı operasyonları çerçevesinde geliştirdikleri kendi stratejilerini ekonomik, siyasi, sosyolojik olarak ayrı dosyalar halinde ve gelişmeler çerçevesinde sahaya sürüyorlardı.
”Develet, Millet Elele..!”
Bu söylem;
Kurtuluş Savaşı yılları dahil ve sonrası gelişmeler çerçevesinde bile incelenecek olsa da nüansları bakımından Cumhuriyet tarihinde ilk defa tam anlamı ile algılandığı ve hak ettiği haliyle hissediliyordu.
Ne zaman?
Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın kararlı tavrını gören ve bu kararlılığın samimiyetine/ciddiyetine kanaat getiren Devlet Aklı, gücünü sadece ve sadece halktan aldığı rüştünü ıspatlayan yürütmenin başına inancını pekiştirdiğinde.
Kimler tarafından?
”Akla gelebilecek her kesim ve her niyet sahibi olanlar tarafından” diyerek herkesin kendi yorumuna açık halde tarif etmiş olalım.
15 Temmuz 2016..! Devletin Millet ile bütünleştiği tarih.
Günün sonunda, zurnanın zırt dediği yer, çanağın çömleğin kırılıp patladığı yer; ne derseniz deyin, nasıl tafir ederseniz edin.
Adını nasıl koyarsanız koyun. Adlandırmasını nasıl yaparsanız yapın.
Hakkında ne yazarsanız yazın.
Aslolan tek bir gerçek var o da; 15 Temmuz 2016’nın ”Hiç bir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı” gerçeğinin ilanı olan tarihtir.
Ve OLMUYOR..!
Çünkü;
Bir Millet Devleti ile birlikte UYANDI!
Çünkü gücünü binlerce yıllık geleneğinden alan Devlet ve yürütmenin başı olan gücünü necip Türk halkının ferasetinden alan siyaset öyle karar verdiler.


BİR ERKEK KARISINI BAŞKA BİR ADAMLA NASIL HAYAL EDEBİLİR? ”ETTİRENE BAK!”