MİT’in üst düzey görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri cezaevindeki kalp krizi olarak açıklanan ani ölümünün üzerindeki sır perdesinin aralanmak üzere aradan geçen on beş yıl sonra tekrardan gündeme geldiğinde; konuya ilişkin 15 Eylül 2026 tarihinde ”X” hesabımızdan;
Özellikle Rus istihbaratının KGB döneminde ve zaman zaman da MOSSAD‘ın yaygın olarak ortadan kaldırma biçimi olarak bilinen, hedef kişinin kahvesine katılarak uygulanan en basit suikast yöntemini hatırlatan;
”Bir paket sigarayı sabaha kadar suda beklet ve o suyla yaptığın kahveyi kurbana ikram et ve 15 dakika bekle; sonuç kesin kalp krizi..! Kozinoğlu’nun spordan sonra içtiği kahveyi ona biri ikram etmiş olabilir mi?” biçiminde bir soru paylaştık.
Aradan geçen bir haftanın sonunda merhum Kozinoğlu’nun sır ölümü üzerinden başlatılan duyarlılık tam da olması gibi/hak ettiği ölçüde, kamuoyu ve özelleikle vatan severler nazarındaki önemini ve ilgisini korumaya devam ediyor.
Dün 19 Eylül 2026 itibarı ile Kozinoğlu’nun cezaevinde aynı koğuşu birlikte paylaştığı Hasan Atilla Uğur‘la Ataman Yıldırım’ın, olayın olduğu anda ve saniyeler/dakikalar içindeki/sonundaki koğuşta haraketlerini içeren güvenlik kamera görüntüler sosyal medyada yayınlanıp ışık hızıyla paylaşıldı.
O görüntülerin bir karesinde Hasan Atilla Uğur‘un mu yoksa Ataman Yıldırım‘ınmı olduğu net biçimde tespit edilemediği görüntüde; Kozinoğlu’nun rahatsızlanıp hastaneye sevki olmadan hemen önce içtiği kahvenin fincanının/kupasının yıkandığı yer alıyor.
O hengamede Kozinoğlu’nun kahve fincanını yıkamak kimin, neden, nasıl aklına gelir?… Sorusu eşliğinde bizim aklımıza gelen diğer bir şey ise 15 Eylül’de kimseyi zan altında bırakmayı amaçlamayan fakat çok önemli bir ayrıntı olarak ”X” hesabumızdan paylaştığımız soru oldu.
Kozinoğlu’nun kahve fincanının alalacele yıkanması görüntüleri ile birlikte bir çok kişinin de aklına bizim sorduğumuz soru benzeri sorular gelmiş. Tek bir farkla; bizden beş gün sonra ve o anlara ait koğuştaki görüntülerin ortaya çıkması sayesinde.
Ancak bu görüntüler üzerinden yürütülen okumalara yönelik şimdi de farklı bir kaç soru akla geliyor.
1- Yayımlanan o görüntülerde, Kozinoğlu’nun içtiği kahvenin fincanı içeriğinde Kozinoğlu’na karşı suikastı gerçekleştiren madde varsa ve Kozinoğlu bu sayede şehit edildiyse; Görüntüler bugüne kadar nerede/kimlerin elinde saklandı ve dosyaya neden ilave edilmedi?…
2- Suikastı planlayan/uygulatan FETÖ unsuru devlete sızmış teröristlerse ki tartışılmaz onlar! bu görüntüleri silmeyecek kadar mı geri zekalıydılar veya silmemelerinin altında bugüne uzanacağından emin oldukları farklı bir planı mı işlettiler?
3- Bu göüntülerin soruşturmaya yön verecek nitelikleri bakımından yüksek derecede gizlilik ihtiva etmesi gerekirken kamuoyuna neden servis edildi?
Bu üç soru bugün bizim aklımıza gelenlerden sadece bir kaç tanesi. Başkalarının okumalarında kimin aklına kaç tane daha farklı soru geleceğini tahmin edebilmek imkansız.


BİR ERKEK KARISINI BAŞKA BİR ADAMLA NASIL HAYAL EDEBİLİR? ”ETTİRENE BAK!”