Evet bir vadi var.
Ama bilindiği üzere oranın asıl adı KURTLAR VADİSİ değil, kendilerine barınma, sığınma alanı olarak tesis ettikleri sarp ve ulaşılması epey zorlu olan farklı ve pis bir yer olan ÇAKALLAR VADİSİ..!
Kamuoyu, ilk bölümü 15 Ocak 2003’te yayınlanan ”Kurtlar Vadisi” dizisi ile öyle bir alana sürüklendi ki, ”derin devlet”/ ”ak saçlılar” derken 93. bölümüne kadar yayınlanan her bölümdeki dizi karakterlerinin gerçekte kimlere atfedildiğini tartışır durumda.
Birisi de çıkıp ”derin devlet” yoktur; ”devletin derinliği vardır” demedi/diyemedi. Ta ki, Namık Kemal Zeybek bunu açık ve net biçimde topluma söyleyene kadar.
Kurtlar Vadisi’nde ”ak saçlılar” vurgusu sıklıkla yapılırken ”ak sakalılılar”dan hiç ama hiç söz edilmeyişi de dikkat çekici diğer bir ayrıntıydı. Öyle ya ilmiye sınıfıyla ümmiye sınıfı arasındaki Türk Devlet Yapısı içindeki kıldan ince kılıçtan keskin bu iki ayrı gibi görünen ama iç içe geçmiş yapının kubbesi altındaki vurgu dizide neden izleyiciye sunulmamış olabilirdi?… Kim bile bilir, belli ki çakalların patronları öyle istemiştir!
Konusu açıldığı her ortamda dilimizn döndüğünce ve bilgimizin müsade ettiği kadarıyla edindiğimiz fikirler ölçeğinde Kurtlar Vadisi dizisi ile ilgili yorum/analiz ve öngörülerimiz hakkındaki sözlerimizi sakınmadan dile getire geldik.
Dizideki Polat Alemdar ve İskender Büyük karakterleri üzerinden topluma yansıtılan algı yönüyle ”ters kolpa” etkisi bakımından öylesine kaapsamlı bir projeydi ki, etkisi hala devam ediyor.
Olanlar olmamış, olmamışlar da olmuş gibi yansıtılarak karakterler üzerinden verilen toplumsal yönlendirme mesajı dizideki diğer karakterler ve kriminal varyasyonlar üzerinden işlenerek dizi sürükleyici hale getiriliyordu.
Oysa dizideki her bölümde ve her yeni yayın dönemindeki başlıkları üzerinden topluma enjekte edilen görünenden çok farklı, toplumun bilinç altına yerleşmesi bir o kadar kolay olan aksiyon yüklü proje başarıyla uygalandı.
Esas adıyla ÇAKALLAR VADİSİ;
Sokaklardan gelmiş ipsiz sapsız, para kazanmak adına her tür yolsuzluğun içinde yer almış kriminal tiplerin kahraman, gözü pek delikanlılığın tanımlaması tipler gibi gösterilip biadı onları himaye eden ancak kendisinin de patronları olan ve o patronların emir ve direktifleri ile onların ideaaleri doğrultusunda vuran/kıran kendi iradesini uygulamaktan yoksun ve kendince gündelik planları olan Polat tiplemesi ile İskender gibi devlete bağlılığı, devletin bekası adına sınır/hatır/gönül tanımayan, en yakınını feda edecek düzeyde devletine sadakat gösterip kendisini/en yakınındakileri feda etmek üzere seçilmiş eğitilmiş/donatılmış ancak çokça ihanetlere uğrayıp duyguları perçinleşmiş, tek idealinin devgletin bekası ve devamı bağlamında Polat’ıngündelik planları yerine davasına/inandığı idealler adına geliştirdiği stratejisi olanların da hain konumunda yansıtıldığı mükemmel bir tersine algı operasyonu…
Dizinin son repliği olan ve akıllara bu ters algı operasyonunun son sözü olarak bırakılan; ”KURTLA VADİSİ OPERASYONU BİTTİ” başlı başına kendi içinde operasyonun özeti niteliğindeydi.
Ama son sözü söyleyenin, söyleyecek olanın TÜRK DEVLETİ olduğunu unutanlar; Değişmez gerçekle yüzleşecekler..!


”KIBRIS GÖLGE AĞIN İZLERİ” … ”KKTC’DEKİ SİNSİ/DERİN İSRAİL PLANI” 