DİKKAT..!
27 Ekim’den önceki süreç, İsrail’in Türkiye’deki temsilciliklerine, diplomatlarına ve Musevi cemaatine ait ibadethanelere yönelik gerçekleştirilmesi muhtamel provokatif eylemlere karşı son derece duyarlı olunması gereken bir dönem.
İsrail Başbakanı Netanyahu köşeye öyle bir sıkıştı ki, faşist ortakları ile birlikte malum sonlarının 27 Ekim’de açıklanacak seçim sonuçları ile başlayacağının farkındalar.
Netanyahu, seçimi ertelemek için her tür uçuk/kaçık çareye baş vuracak noktada.
Bu bağlamda Türkiye ile İsrail arasında çıkacak olan sıcak çatışma ortamı Netanyahu’nun amacına yönelik en işe yarar alanın açılması olacaktır.
İsrail, Türkiye ile arasında çıkacak sıcak çatışmayı göze alabilir mi?
Gerekçesinden öte yukarıda bahsettiğimiz Netanyahu’nun amacına hizmet edecek her tür netice adına uluslararası sonuçlarının riskini en aza indirebileceği çılgınlık boyutundaki reaksiyonların tamamını göze alabileceklerinden kimsenin şüphesi olmasın.
Netanyahu, Türkiye’de veya yabancı bir ülkedeki İsrail’in temsilciliklerine, diplomatlarına daha da etkili olması adına Musevi’lerin ibadethanelerine yapılacak provokatif saldırıları planlamış hatta sahaya sürmüş bile olabilir.
Bazılarınca ”komplo teorisi” gibi yorumlanabilecek bu ”endişe”, söz konusu Netanyahu gibi bir figür olunca ve onun malum şartları göz önünde bulundurulduğunda ciddiye alınması gereken bir öngörü halini almakta zorlanmıyor.
27 Ekim’e kadar İsrail, Türkiye arasındaki gerginliği farklı boyutlara taşıyan, iki ülke arasında ve inanç bağlamında provokatif söylemleri olağınından farklı pompalarcasına yorum/analiz yapmaya yönelik söylem geliştirenler kesinlikle ve kesinlikle içimizdeki fonlanan etki ajanlarıdırlar.
Süreci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan‘ın izledikleri uluslararası politik çizginin dışında takip etmek, onların beyanatlarının aksine yorumlar getirmek işgüzarlık hatta Netanyahu’nun olası maksadına hizmet etmekle birlikte katkı sağlamakla eş anlamlılık ifade eder.


”KIBRIS GÖLGE AĞIN İZLERİ” … ”KKTC’DEKİ SİNSİ/DERİN İSRAİL PLANI” 