” Bir zulme engel olamıyorsanız, onu duyurun. ” ( Ali bin Ebu Talib )
Bu düstur üzere harakete geçtiğinizde hatta daha zulüm başlamadan olası gelişmeleri önceden sezinleyerek refleks gösterdiğinizde, zulme yeltenenler eşek arıları misali toplandıkları kovanın içinde hissettikleri huzursuzluğun yansıması olarak homurdanmaya başlıyorlar.
Olsun.
Biz çomağı soktuğumuz kovanın içindekileri edebildiğimiz kadar rahatsız etmeye devam edeceğiz.
Nereye kadar, hangi zamana kadar dürtelemeye devam edeceğimizi kovanın içindeki eşek arıları belirleyecekler.
Yandaki bal arılarının kovanına odaklandıkları ele geçirme, yok etme, dağıtma planlarından vaz geçtiklerine dair kanaatimizin oluşması kolay olayacak.
O vakte kadar tetikte, tekkuzda olmayı sürdüreceğiz.
Bu arada, çomaklamanın yetersiz kaldığını, eşek arılarının dahada azgınlaştıklarını gözlemleyip mesnetsiz planlarından, antin kuntin heveslerinden geri dönmediklerini fark edersek;
Anlayacağız ki, Zulm etmeye kesin kararlılar ve bizim bu zulmü engellemeye dair argümanlarımız zaafa uğratılıyor yada yetersiz kalıyoruz…
İşte o zaman geriye tek bir reflaks göstermek kalıyor.
Zulmü ve zulm edenleri duyurmak!
Nasıl mı?
Kendimizi Pandora’nın yerine sayıp, kutunun kapağını sonuna kadar açarız.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!