Niyetleri halis olmayanlara hayır işlemek bile kısmet olmuyor.
BABALANDIKLARI yere kıçlarına neft yağı değmişçesine üşüşen AHBAPLARIN bu ilk olmayan, sonda olmayacak saftirliklerine karşı heybelerinde hazır bulundurdukları ”amacı/fakatçı” argümanlarının ucu bucağı yok.
Adli sicili bu işlerden dolayı tuvalet kağıdı uzunluğundaki adama koşa koşa veriyorlar paraları o da milyarları orda burda bir güzel eziyor… şimdi ”Nerde bu devlet!” diye bassınlar yayagarayı.
Yeterki, samimiyetini sorgulamadıkları ”Yaşa Mustafa Kemal Paşa” diye gür bir sesle öncesinde algı operasyonları ile çağrıldıkları adrese koşmak için hazırlanmış olsunlar.
Hal öyle garip bir hal ki,
Haluk Levent‘in bu manadaki tuvalet kağıdı uzunluğundaki siciline bakınca ”yapmaz” demek imkansız.
Diğer yandan kontrol mekanizmasının işleyişi ile ilgili; TİTAN/saadet zinciri, tosuncuk, FETÖ’nün himmet çarkı, tarikat ayağına toplanan milyar dolarlar derken bahis/kara para çeteleri sürecinden gelen denetleme zaafiyetleri akla geliyor.
Bu işleri bir kişinin veya bir kaç kişinin organize edip yönetip yönlendirebilmesi imkansız. Bu yapıların arkalarında üzerlerini örten ve bir manada aslan payını almadan bu yapıları görünmez kılan ”çok güçlü” veya güç merkezine ”çok yakın olduğu zannedilen” birileri olmadan bu işler olmaz/olamaz. OLMAZDI!… Ve çark böyle dönüyordu.
Ama nereye kadar?
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi gelene kadar!
Gürlek ve Çiftçi; geçmişten gelen ve toplum nazarında sıradanlaştırılan bu işleyişin çarklarına çomak sokmuyorlar, çarkların dişlilerini nereye ve kimlere kadar uzanırsa uzansın paramparça edip çatır çutur kırıyorlar.
O dişlilerin çalıştırdığı sistemden beslenen bataklık; ya kuruyacak ya kuruyacak!


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!