Kongreler, siyasi partilerin düğünü şölenidir.
HES kodu olmayanların, PCR testi yaptırmayanların kongre salonlarına alınmadığı binlerce kişinin katılımlarıyla gerçekleştirilen AK Parti il kongreleri tamamlanarak, büyük kongreye kadar gelindi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, bu kongrelerin bazılarına şahsen bazılarına ise tele konferans yoluyla iştirak etti.
Ancak şu var ki…
AK Parti kendi düğünlerini biri biri ardına yaparken, bir yıldır düğün yapamayan, askere evlat uğurlamaları dahi kısıtlama hatta yasaklama altındaki vatandaşlar bu duruma içten içe de olsa son derece tepkililer.
Maske, mesafe, temizlik… Bu üç temel korunma tedbirlerinden birisine dahi riayet etmeyenlere, kısıtlama gün ve saatlerinde o veya bu nedenle kapısının önüne çıkanlara reva görülen cezai işlemlerin uygulandığı halihazırdaki şartlarda bir kaç yüz üyesi olan kanarya severler derneği, dernek kongresini yapamazken, AK Parti’nin kongrelerinde binlerce insanın bir araya getirilmesi, toplum nazarında son derece itici ve antipati ile karşılandı.
Kongre salonuna girmek için… HES kodu uygulanması ve PCR testi şartını bir yıldır pandemi şartlarında sosyal ve maddi bunalıma gark olmuş milyonlarca insana anlatmanız ne kadar mümkün?
Bu bağlamda;
Bilim Kurulu!… kararları, öngörüleri, uyarıları ve yaptırımları kime göre, neye göre işletildi? Vatandaş bunu soruyor!
Kanal istanbul!… gerçekten inadına bile olsa yapılmalıdır. Ve yapımı her açıdan gereklidir. Çok büyük projedir ve yararlılığı gelecekte çok daha net anlaşılacaktır, tıpkı Boğaz Köprüsü’nün hikayesinde olduğu gibi.
Kongreler öyle mi… AK Parti, il kongrelerini ”inadına” yapmış olamaz. Çünkü ne kamu yararı var ne de ülkenin geleceğine yönelik bir gereklilik.
* * *
Kemal Bey!…
Kürsüye çıkıp ipsiz sapsız, mesnetsiz ve dayanaksız iddiaları dile getirip o iddialarına cevap bekleme beyhudeliği yerine;
Yerel veya genel seçim ittifakı kurduğu HDP bir yana, partisine açık açık oy isteyen Kandil’deki sempati duyduğu ”arkadaşlar” diye seslenip tarif ettikleriyle neden devreye girip, ellerinde rehin tuttukları vatandaşlarımızla ilgili bir girişimde bulunmadı?
Kılıçdaroğlu, Kandil’deki ”arkadaşlarıyla” bu sempatik ilişkisini bu manada devreye sokmayı akıl mı edemedi yoksa cesaret mi edemedi?
Bırakın, bırakın bahane yüklü lakırdıları… Kandil’deki terörist başları, seçimler öncesi CHP’ye oy isteyen beyanatlar verdiler mi? VERDİLER!
O beyanatlar sahadaki ve şehirdeki unsurları tarafından dikkate alınıp, CHP’ adayları desteklendi mi? DESTEKLENDİ!
İstanbul, Ankara ve İzmir bu gerçeğin ispatı mı? EVET İSPATI!
CHP ve Kandil arasındaki bu sempati, Kılıçdaroğlu tarafından neden devreye sokulmadı? İttifak için, ellerinde rehin tuttukları vatandaşlar neden şart olarak değilse bile madde olarak Kandil’e ”sunulamadı”?
Kılıçdaroğlu‘nun yanıtlaması gereken, 15 Temmuz akşamına dair sorunun ardından ona yöneltilmesi gereken ikinci can alıcı soru bu olmalıdır?


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!