Bu kadar KİRLENMİŞLİK çok fazla!
Sağından, solundan girmeye lafı eveleyip, gevelemeye gerek görmeden konuya bodoslama dalalım. Ve örneklerini hemen her gün gördüğümüz/rastladığımız hatta en son daha bir kaç saat önce sosyal medyadan şahitlik ettiğimiz hali, onların aksine Nihavend Makamından değil, direk Saba Makamı eşliğinde tarife koyulalım.
Sinsilik desen tanımlamaya kifayet etmiyor.
Kalleşlik desen tanımlamayı o da tam manasıyla kucaklamıyor.
Ylakalık veya yılışıklık desen terazinin kefelerinden biri aşağıda diğeri ondan daha yukarıda kalıp denge tutmuyor.
Kahpelik desen eh işte o bile az biraz kıvamında.
Fesatlık desen ucundan kenarından belki biraz yaklaşır.
Puştluk, o bile diğerlerine nazaran ha keza biraz daha yaklaşık bir tanımlama sayılabilir.
Yavşaklık, yok o da tamamını ifade etmekten uzak.
Yok anlaşıldı,olmayacak;
Kötüyü, çirkini, toplumdan dışlanması gereken tipolojideki ”yaratığı” tarif eden bunca tanımlama kelimelerinin dahi yetersiz kaldığı hali bu yolla izah edemeyeceğiz.
Sözde kendisine ”ADAM” diyen birisi size telefon açıp; ”müsaitsen, abi, kardeşim veya arkadaşım sana çay, kahve içmeye gelecem” diyor. Tabi sesinde biraz telaş, biraz endişe ve bolca aciliyet tonu var.
Buyur gel diyorsun ve geliyor… Hoş beş, hal hatır faslından sonra başlıyor; X kişisi hakkında verip veriştirmeye, hakaretin bini bin para gırla gidiyor. Öyle böyle değil. Hakkında verip veriştirdiği o X kişisi ile ilgili ailevi bazı özelinden tutun iş yaşamındaki abra kadabralar, çevirdiği dolaplara kadar…
Yakından tanıyanlar bilirler; Yanımda her kim hakkında olursa olsun ileri geri laf edilmesini, övgü veya yergi ile anılmasını istemem ve ikaz ederek uyarırım. Buna kimisi saygı gösterirken bazılarıda var ki, ne olursa olsun içlerini boşaltmaya, karınlarının şişlerini imdirmeye her koşulda devam ederler.
Kahve, çay içilir vakit zaman gelir ve rahatlamış biçimde ”müsade isteyerek”; ilk fırsatta ve ilk uğrayacağı yerde beni de başkalarına aynı biçimde olan, olmayan her türden çekiştirip bana karşı olan karın ağrısınıda gidermek üzere yalap şap salya sümük sarılmalar eşliğinde, bana övgüler sıralayarak çeker gider.
Aradan çok geçmeden aynı ”adamı’‘ hakkında verip veriştirdiği ”X” kişisi ile sosyal medyada boy boy çekilmiş fotoğrafların altına yazılmış övgü dolu, bir arada olmaktan duyulan memnuniyet, ”şeref” satırların eşliğinde görüyorsunuz.
Bitmedi bu hikayedeki daha ilgi çekici yan ise; ”X” kişisinin de, bir vesile ile karşılaştığınızda malum ”adam” hakkında daha ağır lakırdıları sarf ediyor olması.
Ramazan’dan önce çay, kahve eşliğinde iş yeri veya alem, ortam cart curt durumlarındaki karelere rastlayan bu vaziyetler, Ramazan ayı süresince iftar sofralarına taşınmış durumda. Bayram’dan sonra kaldığı yerden devam!
Siyasetin her partisinde, iş dünyasının her alanında, spor camiasının içinde, bürokrasinin tepesinde bile hatta ”aile dostu” görünümünde… Adım başı, köşe başı; her an rastlayabileceğiniz bu tür;
Karakterleri, duruşları, insanlıktan algıladıkları, haysiyetleri, heriflikleri; NİHAVEND MAKAMI olanlar için; Heriflikten söz etmişken, en çok merak ettiğim de bunların akşam olup evlerinin kapısından içeri girdikten sonraki halleri oluyor.
O çocuklara babalıklarını, o hanımlarına kocalıklarını yaşları el verenler torunlarına dedeliklerini nasıl yapabiliyorlar, veya onları baba, koca, ata görenlerin yüzlerine nasıl/hangi gurur vesilesi olduklarını düşünerek bakabiliyorlar?


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!