Geçtiğimiz gün, Marmaraereğlisi’nde bir okul bahçesindeki Atatürk heykeline yönelik yapılan eylemden söz edelim.
Tamamen provokatif bir girişim olduğu kadar, sosyolojik açılardan bakıldığında 5. kol faaliyeti denen şeyin tanımı bakımından ele alınması kaçınılmaz bir olay.
Oradan geçen ve elinde bir kutu boya, bir fırça olan herhangi bir Atatürk düşmanı meczup tarafından spontane yapılmadığı çok açık.
Amaçlananın ne olduğuna iyi bakmak gerekir. Hedef kitlelerin reaksiyonlarını ölçmek ve harekete geçirmek için yapılmış tümüyle planlı bir iş.
Sadece bu kadar mı?… Böylesi ”basit(!)” bir eylem karşısında reaksiyon sergileyecek kitlelerin duyarlılıkları ve ”kullanılabilirlikleri” ölçülmüş oluyor.
Ve dahi sosyal medya başta olmak üzere bu çirkin girişimin hemen ardından ortaya çıkan reaksiyon gösteriyor ki, insanımızın hassasiyetlerini çok iyi bilen bu çevrelerin oyunları toplumumuz üzerinde karşılık bulabilme yönünden oldukça başarılı.
Bu türden ”modası geçmeyen” faaliyetler, bizim gibi hassasiyetleri son derece aktif toplumlar üzerindeki etkisini her dönem koruyabiliyor. Sağ, sol veya ocu bucu gözetmeksizin en basit konularda dahi karşı refleks sergilemekte bir an tereddüt etmeyen bizlerin; Milli ve manevi değerlerimize yönelik en ufak bir eyleme karşı tepkimizin biçimini/dozunu zaten biliyor olan bir takım yerler bunun dönemsel reflekslerini sıklıkla kontrol etmek zorunda olduklarından işte böylesine girişimleri aralıklarla dahi olsa sergiliyorlar.
Bir dizi film tiplemesinin, senaryo gereği ölümünün ardından cenaze namazı kılan toplumdan yani bizden söz ediyoruz.
Bu ve benzeri sinsi işler toplumun sinir uçları diye tabir edilen inançlar bütünü ile maneviyatlar, ulusal hassasiyetler, simgeler üzerine giderek bir taşla bir kaç kuş vurmayı planlayan girişimler…
Verilecek tepki… ne olmalı, nasıl olmalı?
Bütünlüğümüzü muhafaza ettiğimizi belirten, değerlerimizin her birimiz için vazgeçilmez ve aynı olduğu yönünde ortaya koyacağımız her alan ve her duruş karşımızdakilerin planlarını, niyetlerini, amaçlarını, beklentilerini boşa çıkartacaktır.
Bize ait olan, bizden olan inançlarımızı ve değerlerimize sahipliğimizin derecesini yine kendi kendimize ispat etmek zorunda bırakıldığımızı fark etmemiz çok önemli… Bu türden saçmalıkları yapanlar, planlayanlar bizim bunu yani kendi kendimizi yine kendimize ispatlamamızı bekliyorlar.
Elin ekmeğine, elin bıçağı ile yine elin yağının üzerine, elin balını sürmeyelim.
Bugün Marmaraereğlisi’nde, Atatürk heykeline yönelik çirkin girişimin failleri böylece yakalanmış ve bundan sonrası için hareket kabiliyetleri ellerinden alınmış olacaktır.
Böylelikle diyebiliriz ki…
En azından biz onları yakaladık ve bu işin hesabını onlardan sorduk!


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!