CHP’li takipçilerimizle kısa bir mizan yapalım.
Yıllardır CHP’nin seyrüseferiyle ilgili ön görülerimizi ve okumalarımızı olabildiğince tarafsız, olabildiğince açık bir dil kullanarak ahkamdan ve hamasetten uzak gerçekler çerçevesinden aktardık.
CHP ”düşmanı” ilan edilip hatta takipçi, okuyucu kaybını göze alarak tespit ettiğimiz gerçekleri paylaşmaktan geri adım atmadık.
Sonuç?…
Yıllardır bizi CHP düşmanı ilan eden çevrelerden gelen, bugün haklılığımızı kabul eden yorumları okumak için zamanımızın önemli bir dilimini ayırmak zorunda kalıyoruz.
Övünüyor muyuz?… Kesinlikle evet.
Üzülüyor muyuz?… Kesinlikle hayır.
Ancak işimizin gereği kaldığımız yerden değil, başladığımız yerden devam ediyoruz.
Dün CHP için yaptığımız değerlendirme ve analizleri bugün; AK Parti için yapıyoruz.
Bir farkla; CHP’nin tabanıyla paylaştığımız öngörülerimizi, AK Parti’nin tabanıyal değil yönetim katındaki yetkilileri ile paylaşıp AK Parti yönetim kadrolarına uyarı dozlu analizlerimizi sunuyoruz.
CHP’deki sorun, tabanın genel merkez veya yönetimsel zaaflarına duyarsız kalmış olmasıydı. Koşulsuz bir kabullenişin CHP’yi getireceği bu son dönemeci keskin bir ”U” dönüşüyle karşılayacağını ve tabanın bu gidişe çözüm sunması gerektiğini her fırsatta dile getirdik.
AK Parti’de ise durum tam tersine işliyor.
AK Parti tabanı, CHP tabanının tersine partideki gidişet zik zaklarına her seçimde az veya çok müdahale ederek tavrını dile getirebilme yetisine sahip. Bakmayın siz AK Parti tabanının kayıtsız şartsız bağlılık gösteren tavrına; Tam aksine gerekli zamanlarda seçim dönemlerini fırsat kabul edip gerekli balans ayarını çok yerinde hatta oldukça da sert yapana bir tabana sahip. Tabanın bu yetisinin farkında olan tek bir isim var. O isim de Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil.
Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı olarak farklı, Cumhurbaşkanı olarak daha farklı bir perspektiften baktığı için veya bakabildiği için diğer herkesten çok daha karizmatik ve yanılgıız politikalar ortaya koyabilmekte.
O nedenledir ki, CHP’nin tabanı olan biteni AK Parti üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejileri üzerinden yorumlayıp siyaset üretme biçimini belirlediği müddetçe ”kaybeden” olmaya kendi kendisini mahkum etti.
Yazdık, anlattık, konuştuk, aktardık…
Umarız ki, bundan öncesi unutulur ve öngörülerimiz, analizlerimiz bugün olduğu gibi gerekli itibarı görerek yorumlanabilir.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!