Normallere o kadar çok alıştırıldık ki, esas anormalliğin bu durum olduğunu fark etmeyecek kadar.
Araştırmayan, incelemeyen, derinliğini merak dahi etmeden ”kabullenebilen, inanan” toplum haline geldik.
Oysa ki, mahalle geleneğinden gelen genlerimizin en belirgin dürtüsü ”DEDİKODU” kültürümüze rağmen.
Hoş bunu da aleyhimize kullanmanın yolunu keşfetmekte gecikmediler.
Türkiye’den bizlerden Türk halkından söz ediyorum.
Kız istemeye gidildiğinde; ”Oğlumuzun içkisi, kumarı yoktur” la başlayan normali tarifteki anormalden verilen örnek sayısız benzerleriyle düşünce yapımızın içine sokuldu.
Zamanla bu halimiz keşfedilerek sosyal hayatımızın her alanına enjekte edildi.
İlk duyduğuna, ilk ”öğretilene” kayıtsız inanan güruh oldurulup bu güne geldik.
Din ve Tarih! üzerinden başlatılan bu süreç dünden bu güne değil, sıklıkla bahsettiğimiz gibi Lale Devri’nden Tanzimat’a oradan Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayan ikinci evresiyle birlikte bize ulaşan günlere kadar devam ediyor.
Din adamlarını; romanlarda, filmlerde hikayelerde ve hatta fıkralarda bile ”yobaz”, ”iş birlikçi”, ”pis gözlü”, ”çıkarcı”, ”üfürükçü” …
Tarihi karakterleri; ”yiyip içip yan gelip yatan”, ”canavar ruhlu”, ” esrarkeş”, ” akşamcı”, ” hain”, ” iş birlikçi”, ”gaddar”, ”har vurup harman savuran”, ”saraylarda haremden çıkmayan”…
Bunu ayırımsız, istisnasız TOPTANCILIK zihniyetiyle ortaya koymadılar mı? Bizim ve bizden önceki en az üç nesli böyle ”eğitip, donatıp” adına da MİLLİ EĞİTİM(!) demediler mi?
Gün gelip;
”YERİNDE HADDİNİ BİLEN, YERİNDE DE HAKKINI BİLEN” bir nesil ortaya çıkıp; tarihi gerçeklerden özgürce söz etmeye başladığında, din eğitiminin üzerindeki vesayete hakları ve özgürlükleri çerçevesinde ”baş kaldırdığında”… Çarşı biranda karıştı!
Neden?
İzninizle bu esas ve en can alıcı bölümü, zaman ve mekan darlığı, ”gündem yoğunluğu” nedeniyle bir başka güne bırakalım.
#evindekalTürkiyem


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!