Doğayı red eden,
Tabiyata olan saygısını yitiren,
Yaradılışın inanç bütünlüğü içindeki esaslarını bireysel ya da sistematik aykırılıkların etrafında bir araya getirip yozlaşmanın önünü açan sapkınlıklara meğil eden,
Dünyada iyi işler yapması için yaratılan, ”eşrefimahlukat” olan insanlığın yaratılış amacına aykırı her şerrin, her münafıklığın arkasını sıvazlayanı olmak…
Nedir, nedendir?
Bilim derken; ”Gerek bireysel gerek toplumsal sorunlara akılcı ve mantıksal çözümler getirebilmenin yolu, bilimsel düşünme ve uygulamalardan geçer.” diye süslü lafları ardı ardına sıralarken mangalda kül bırakmıyoruz!
Cafcaflı lafların arkasından devamla çeşni olsun diye bilim tanımının yanına, ”bir şeyin hakikat ve mahiyetini kavrayıp idrak etmek” diye de ilim tanımını eklemeyi es geçmiyoruz.
Yetmez! hepsini der top edip sonunu İrfan diye bağlamak için de; ”bilgi, anlayış, kültür, öğrenme” diye İrfan’dan söz ederiz.
Erdem… Ya Erdem n’oldu?
Onu da; ”ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adı.” diye cafcaflı anlatımların en sonuna bağlaç maksatlı ekledik mi tastamam olduk bittik(!) Gelsin beğeniler, gelsin sosyal medya takipçileri ile coşmuş alkışlar, övgüler, takdirler.
Annesini emen kuzunun ön iki ayağının üzerine çökmesini, karganın yaşlı annesini beslemesini ”saygı duymak”,
Horozun şafak vakti ötmesini, yaban kazlarının, yaban ördeklerinin, leyleklerin göçlerini ”söz tutmak”,
Yaban kazının, angut kuşunun eşini kaybettikten sonra ömrünün sonuna kadar kendisine eş edinmemesini ”sadakat”,
Geyiğin iyi bir otlağa rastladığında diğerlerini çağırmasını, karıncanın yiyecek bulduğunda koloninin diğer karıncalarına haber vermesini ”eşit paylaşım veya adalet”…
diye tarif edemeyip kendi egolarımızın azgınlığı ile gem vuramadığımız her tür doyumsuzluklarımızı beslemeye devam edelim edebildiğimiz kadar.
Bakalım işin sonu nereye varacak?!


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!