Yunanistan, anılır ve küçümseme maksatlı kullandığımız adıyla Yunan;
Ne zaman bizim Düşmanımız Oldu?
Dikkat!… Yunanın, biz ne zaman düşmanı olduk? diye sormuyorum.
Osmanlının, beş yüz yıl vali ile idare ettiği eyaleti. Diğerlerinden farkı ”yaramaz çocuk” olmasından öte hiç bir şey değilken, 20. ve 21 Yüz yıllarda ”yeni sahiplerinin yaramaz çocuğu” olmayı sürdürüyor.
1897’de Osmanlı’nın genel olumsuz durumundan faydalanmaya yönelen Rus ve İngiliz, bizim bu yaramaz çocuğun hain tarafını keşfedip onu hain tarafıyla gazladıklarında bile 30 gün gibi kısa süren savaş sonunda, gerekli şamarı yiyerek olduğu yere yığılmıştı.
Geldik mi, adına KURTULUŞ SAVAŞI veya İSTİKLAL SAVAŞI dediğimiz yıllara?…
15 Mayıs 1919! O tarihe kadar düşmandan saymadığımız Yunan, İzmir’e çıkartılarak artık bizim düşmanımız yapılmıştı.
30 Nisan 1919’da 9. Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal, mahiyeti ile birlikte 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrılır. Atama tarihi ile hareket tarihi arasındaki geçen günlerde yaşanılan olaylar ve gelişmeler hatta nedenlere bağlı ”farklı nedenlere” dokunmadan etrafından dolaşarak bu ayrıntıyı bu yazının bu köşesine NOT! olarak iliştirip devam edelim.
Bakın buraya kadar ortada hiç İNGİLİZ veya İNGİLİZLER diye bir kelime, cümle geçmedi, geçirmedik.
İşte, bizi Yunanla düşman eden İNGİLİZDİR, İNGİLİZLERDİR diye bugün dahi demiyoruz, diyemiyoruz çünkü dedirtmiyorlar.
Üzerinde sürekli durup, söyleyip yazdığımız gibi… Ezberletilmiş tarih! gerçeği ortada.
Yunan, Ege’de Batı Anadolumuzu yakıp yıkıyor insanlarımızı asıyor, kesiyor, tecavüz edip yağmalıyor… ”ANKARA’NIN TAŞINA BAK, GÖZLERİMİN YAŞINA BAK. YUNAN TÜRKÜ ESİR ALMIŞ, GÖZLERİMİN YAŞINA BAK.” Noktasına getirilirken biz hala İNGİLİZ’DEN söz etmeyip işi kıytırık Yunandan güneşli escort bilmeye devam ediyoruz.
İşin bir de Ama kısmı var ki, kaybettirileni olan Yunan tarafı farkında, kazanandırılanı olan biz farkında değiliz.
”Tabi, nasıl olsa Yunanı denize döktük!” Gerisi, aması neden umurumuzda olsun ki?
İngilizlerin, İstanbul’dan ayrılış tarihleri veya aradan geçen zaman, Fransızlarla varılan 1921 tarihli Ankara anlaşması gibi, gibi ayrıntı olarak ”ezberletilmiş tarih” kitaplarında bir paragrafla veya en iyisinden bir sayfayla o da yarısı fotoğrafla geçiştirilen ”hiç önemli olmayan” ayrıntılar neden umurumuzda veya dağarcığımızda olsun ki?
Zarfın cakası, janjanı önemliyken, mazruftan kime ne…
Nasıl olsa… İzmir’in dağlarında çiçekler açıyor ve ”biz” hala oturtulduğumuz yerdeyiz.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!