Kendilerini ”Küresel Güç” olarak tanımlayan bileşenler, Avrasya’nın kapısını İran üzerinden zorluyor.
Dünya, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını hala daha geçerli bir nedene oturtmakta güçlük çekerken sürecin 3. Dünya Savaşına evrilme ihtimali üzerinden sınırlı yorumlarla kendisini avutuyor.
Oysa…
1. Körfez Harekatında olduğu gibi genel geçer o bilindik ”nükleer tehtidi” argümanını pişirik pişirip bahane diye ortaya koyan ”Küreselciler” gerçek amaçları olan;
Rusya, Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ın meydana getirdiği Avrasya coğrafyasını kuşatma harekatını İran kapısını yıkarak gerçekleştirmenin çok öncesinden hazırlanmış planlarını strateji üzerine oturtarak gerçekleştirmek üzere düğmeye bastılar.
Yeraltı, yerüstü enerji yataklarının en önemli kesimi Avrasya coğrafyasında.
Etümolojik dürtüler, idealler beraberinde hedefe odaklanan Siyonist aklı Avrasya coğrafyasına odaklanmış halde.
Sahaya sürdükleri farklı kisvelerdeki etki ve saha ajanları eliyle yürüttükleri uzun soluklu hazırlık planlarının işletilme mekanizmasını ABD Başkanı Trump‘un eline tutuşturdukları buton ile uygulama safhasının geçişini başlattırdılar.
Yeraltı, yerüstü enerji yataklarının en önemli kesimi Avrasya coğrafyasında.
Çağımızın Lawrence’i; Wlademir Van Wilgenburg!
Ülkelerdeki ”iklim yaratıcıları” olarak adlandırılanların, Ortadoğu ülkelerinde aynı maksatla faaliyet içindeki bilinen isimlerin çok daha ötesindeki yetkilerle etkili olması için donatılmış olan, Wlademir Van Wilgenburg;
Bölgede son bir yıldır gazeteci kimliği altında İran, Irak, Suriye bağlamındaki Kürt ayrılıkçı gurupları ile PKK/PYD/PJAK terör örgütleriyle olan ilişkileri üzerinden önemli saha çalışmalarıını organize, koordine eden ve yürüten birisi.
”Küreselcilerin” hedef planlarının karşısında yer alan, Avrasya ülkelerinin geliştirdikleri karşı pozisyonlarını ise bir başka fasılda analiz edeceğiz.
” 3. Dünya Savaşı’na mı gidiliyor?”… Hayır!
Çünkü olmayan Dünya’nın hakimi de olmaz!
Bu öngörümüzü bir metafor ile anlaşılır hale getirelim.
Dünyada uçakla yolculuk yapan herkes bilet bedellerinin, satın aldıkları ürünlerin hava taşıma bedelleri karşılığı olan ücretin yüzde 9’unu Rockefeller ailesinin sahibi olduğu IATA(Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği)’ne;
Deniz yoluyla yolculuk yapan veya deniz yoluyla ticaret yapan herkesin, Rothschild ailesinin sahibi olduğu LIOYD’S (Uluslararası Sular Taşımacılığı Birliği)’ne;
yüzde ödemeye devam ettiği sürece 3. Dünya Savaşı çıkması ihtimali neredeyse imkansızdır.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!