Denizlerimizde neler oluyor?
Müsilaj (deniz salyası), Marmara’dan gelip, geçen askeri ve uzun yol yapan petrol tankerlerinin salgıladıkları dip yağlarına karşı deniz taban bitki örtüsünün verdiği kendisini korumaya yönelik tepkisi.
Ve tabi İSKİ’nin yıllardır Marmara’ya boşalttığı İstanbul’un lağım suları başta olmak üzere çevre yerleşimlerin yine Marmara’ya boşaltımları.
Deniz bitki örtüsü inaktif maddelere karşı kendisini korumaya alıyor.
Esasen deniz tabanında gerçekleşen bu olay deniz yüzeyinde herkesin bildiği görüntü haline gelirken bunun sadece yüzeyden yapılan temizleme işlemi esasen hiç bir işe yaramamakta.
Temizlenmesi mi?
Karada var olan bazı bitkilerdeki bakteri türlerini denize salınıp uygun flore oluşturulduğunda, 6 veya 8 ayda deniz salyasını oluşturan inorganik maddeleri ortadan kaldırabilme yapısına sahipler.
Bu başarıldığında 6 yada 8 ay sonra Marmara’nın istenilen yerinde hem balık tutulabilir hemde denize girilebilir. Aksi halde bu işin sonucunu almak en az 2 yada 3 yıl gibi bir zamanı kapsar ki, bu sürede Marmara’dan tutulacak balıkları da yemek oldukça sakıncalı.
Denizin üzerini temizlemek işin komedisinden başka hiç bir şey değilken sabah üzerini temizle, akşam durum farklı olmayacak. Maksat karşı kıyıları ”güzel görmekse” o başka bir şey.
Gelelim Akdeniz’den, Marmara’ya giren canavar balık türleri olarak adlandırılan balon ve aslan balıklarına…
Bu iki tür diğer balık türlerini yok ediyor.
Temelinde yatan neden… İsrail’in, balık çiftliklerindeki balık üretiminin çoğaltılması yönündeki tutumu ve stratejisinden başka bir şey değil! İsrail, Akdeniz’de balıkçılığı tümüyle bitirmek istiyor.


BİR FOTOĞRAF BİN KAPIYI AÇAR..!
GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!