Türkiye’deki medikal firmalarının yolsuzlukları neden önlenemiyor?
SGK milyarlık açıklar verirken, Sayıştay raporları peş peşe usulsüzlükleri sıralarken, halk eczanelerde ilaç bulamazken, aynı firmalar ihaleleri kapmaya devam ediyor.
Sorunun kökeni basit bir “denetim eksikliği”nden çok daha derin.
Sistem, yolsuzluğu önlemek yerine besleyen bir yapıya evrilmiş durumda.
Sağlık Bakanlığı ve SGK’nın tıbbi malzeme/ilaç alımlarında kullandığı ihale mekanizması, rekabeti öldüren bir makineye dönüşmüş.
Sayıştay’ın 2024 ve 2025 denetim raporlarında defalarca vurgulandığı üzere; Doğrudan temin yoluyla eşik değerlerin altında kalınarak işler parçalara bölünüyor.İhaleler “davet usulü” ile sınırlı ve aslında aynı kişilerin/kurumların diğer ”paravan şirketleri” olarak faaliyet göstermeye hazır firmaya açılıyor ve dolayısıyla oluşması gereken rekabet ortadan kalkıyor. Şehir hastaneleri ve Üniversite Hastaneleri gibi dev projelerdeki garanti ödemelerin karşılığı milyarlarca lirayı “kara delik” gibi yutarken, malzeme alımları aynı firmalara yönlendiriliyor.Sayıştay her yıl Sağlık Bakanlığı’nı denetliyor ve raporlar kamuoyuna açılıyor. 2023-2025 arası raporlarda tıbbi cihaz/ilaç geri çekme takiplerinin etkin yapılmadığı, sahte/kaçak ürünlerin piyasada dolaştığı, stok uyumsuzluklarının giderilmediği belgeleniyor. Buna rağmen; Tespit edilen usulsüzlükler için idari para cezaları kesiliyor ama çoğu zaman tahsil edilmiyor veya düşük kalıyor. Kamu zararı dosyaları yargıya taşınıyor, ama siyasi bağlantılı isimler söz konusu olunca süreç uzuyor veya düşüyor. Müfettiş raporları örneğin Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi‘nde radyoaktif madde fazla enjeksiyonu skandalı yapıldığını doğrularken sorumlular yargılanmıyor ve aynı firma 120 milyon TL’lik yeni ihale alıyor. Benzer bir örnek Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesin’de gerçekleşiyor.
Yani denetim var, ama yaptırım yok.
Bu da “yaparsan olur, yakalanırsan da devam edersin” mesajı veriyor.
Yolsuzluk önlenemiyor çünkü önlemek istemeyen bir sistem var!
Şeffaflık yok, hesap verebilirlik yok, bağımsız denetim yok.
Çözüm için gerekenler basit ama uygulanmıyor.
Sağlık sisteminin içine çöreklenmiş art niyetli, yolsuzluklardan beslenmeyi organize hale getirmiş belli medikal firmalarının yolsuzluklarının önünün alınacağı yasal ve denetinsel tedbirlerin alınmasındaki gecikme bu soygun sistemini değil önlenmek, daha da kurumsallaşmasının önünü açacak.
Bu soygun ve gasp döngüsü kırılmadıkça, sağlık “hizmet” olmaktan çıkıp “rant kapısı” olmaya devam eder.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!