1460’daki kuruluşundan lav edildiği 1908’de 2. Meşrutiyet’e kadar;
Osmanlı Devleti’ne 89 Sadrazam, 3 Şeyhülislam, 36 Kaptanı Derya ve diğer devlet kademelerinde hizmet edecek çok sayıdaki insan yetiştiren Enderun Mektebi…
benzeri bir eğitim yapılanmasının önünün açılması için gereken hamlenin DEVLET tarafından gerçekleştirilmesi fikri zaman geçirilmeden harakete geçirilmelidir.
Benzer bir öneri biçimindeki konuşmayı merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim büyüğümüzden dinlemiştim.
Merhum Prof.Dr. Sabahattin Zaim büyüğümüz aktardığı bilgide; bu tür bir çalışmanın 1941 yılında, Türkiye’deki her ortaokul ve liselerindeki sınıflarının 1., 2. ve 3, lerinin katalog türü bir kitapta toplanıldığından söz ederek, dönemin Millieğitim Bakanı H. Ali Yücel‘in selektif eğitim sistematiği dahilinde başlatıldığını ve bu yöntemin Köy Enstütüleri’nin dahi kuruluş amacı olduğuna örnek göstererek sonraki yıllarda ise ülkenin farklı konularda devlet katındaki yönetici, belirleyici isimlerin bir çoğunun bu kitapta yazılı olan öğrenciler arasından çıkmış olduğuna vurgu yapıyordu.
Diğer farklı enstrumanları ile birlikte benzer fakat günümüz şartları gereğince çok daha etkin donanım imkanları göz önünde bulundurulduğunda gerçekleştirilebilmesi, ülkenin geleceğine yön verecek bir çok alandaki insan kaynağının hazırlanması bakımından önemli hatta çok çok gerekli bir adım olabilir..!
* * *
Merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim büyüğümüzden söz etmişken
Hayatının bütün alanlarındaki gelişmeleri, eserleri, akademik hayatı, farklı konulardaki yaşanmışlıklarına dair anıları, öğütleri …
Takip edilerek elde edilebilecek kaynaklardan öğrenilerek ÖRNEK ALINMALIDIR!
Döneminin gençlerinin ülkenin ve insanlığın geleceğine dair yetişmiş insan faktörünün önemi ve dahası o dönemin yetişmiş insanlarının Türkiye’nin siyasetinden, sanayisinden, tarımına, eğitim sistemine kadar bir çok milli davalarındaki dokunuşları, ilgileri ve temasları ile birlikte hangi ”imkansızlıkları, hangi güçlerin nasıl bir engelleme girişimlerine” karşı başardıklarının ibretlik öykülerini; bu uğurda uğraş veren, katkı ilave eden her biri diğeri kadar mümtaz şahsiyetlerin…
Günümüzün keşmekeş ilişkilerinin ötesinde, ikbal beklentileri ile cıvıklaşmamış zihinlerini/benliklerini milli şuur ve islam bütünlüğü içinde nasıl yoğunlaştırarak ülkelerine hizmeti esas alan öykülerini öğrenmek hatta ibret maksadıyla bilgi benliğimize, vicdan bütünlüğümüze, ideeal saplantımıza adapte etmeliyiz.
Abdülaziz Bekkine gibi, Sabahattin Zaim gibi, amcamız Nurettin Topçu gibi, yakınımız Ayhan Songar gibi, Şahap Karatopçu gibi, Ali Fuat Başgir gibi ve sayısız birbiri kadar kıymetli her biri alanlarında allamme olan;
Biz, ebediyete göç etmiş o büyüklerimizden razıyız.
Ancak bununla yetinmeyip onların fikirlerini, onların mücadelelerini onlar gibi insanlığın ve ülkenin birliği, dirliği, bütünlüğü adına örnek alıp açtıkları yoldan hızla emin adımlarla yılmadan koşar adım ilerleyelim.
Onların ilimlerini, fikirlerini çok daha geniş satıhlara yayalım.
Yayalım ki, Vatana, Millete, İslama, İnsanlığa karşı gönüllü üstlendiğimiz görevlerimize dair sorumluluklarımızın az birazını yerine getirmiş olabilelim.


GUSAN YEDİC(@4Gusan64835) HOROZ RESMİNİ ÇİZMİŞ ALTINI BİZ DOLDURALIM!